Uncategorized

RAMAZAN AYININ GÖLGESİ DÜŞTÜ ÜZERİMİZE… 

RAMAZAN AYININ GÖLGESİ DÜŞTÜ ÜZERİMİZE… 

Yarın Ramazan…

Bütün Müslüman kardeşlerimize Ramazan ayı mübarek olsun. Rabbimiz bu ayımızı huzur, saadet, kardeşlik ve muhabbete, Ümmetin üstündeki kara bulutlardan arınmaya vesile kılsın inşaallah.

Ramazan ayı bir fırsattır. Maddi ve manevi hayatımızı yenilemede, yanlış alışkanlıklarımızdan arınmada, yeme içmemizden günlük yaşantımızdaki her amelimize kadar ciddi bir özel eleştiri yapmada Allah (cc) tarafından önümüze konan bu fırsattan azami derecede istifade etmek için karar verelim ve uygulamaya başlayalım.

Resûlullah, (s.a.v) bir Şaban ayının son günü bir hutbe irad buyurdu ve şöyle dedi:

“Ey Müslümanlar!

Büyük ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu, içinde ‘bin aydan daha hayırlı’ olan Kadir Gecesi’nin bulunduğu bir aydır.

Devamını Oku

DÜNYA HELAL KONSEYİNİN (WHC) 16. KONGRESİ VE ULUSLARARASI HELAL KONFERANSI EKİMDE, HELAL FESTİVAL’LE BERABER İSTANBUL’DA…

DÜNYA HELAL KONSEYİNİN (WHC) 16. KONGRESİ VE ULUSLARARASI HELAL KONFERANSI EKİMDE, HELAL FESTİVAL’LE BERABER İSTANBUL’DA… 

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Bilindiği gibi bu yılın WHC’in Yıllık Kongresi bu yıl da inşaAllah ülkemizde İstanbul’da GİMDES’in ev sahipliğinde yapılacağı Kuala Lupur’daki ara yıl toplantısında karar verilmişti. Çok önemli olduğunu düşünüyorum, Çünkü;

Dünya’da Helal ve Tayyib ürünler için pazar potansiyeli yaklaşık 1 trilyon dolar, toplam Helal pazarının ise 3.5 trilyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Şu an itibariyle bu pazarın sadece % 15’i gerçekleştirilebilmektedir.
Devamını Oku

HELAL ÜRÜNLERİ HALKLA BULUŞTURUYORUZ!

Müslümanlar Haramdan Arındırılmış Helal ve Tayyib Hayatını Arıyor.

HELAL ÜRÜNLERİ HALKLA BULUŞTURUYORUZ.

HELAL VE TAYYİB ÜRÜNLERDE EN BÜYÜK BULUŞMA 25 -28 EKİM ‘DE, HELAL FESTİVAL’DE…

Kendi oluşturduğu serbest piyasa ekonomisi ile 2018 yılında da hızla büyümeye devam eden Helal ve Tayyib ürün sektörü 25 Ekim – 28 Ekim 2018 tarihleri arasında Avrasya Sanat ve Gösteri Merkezin’de Helal ve Tayyib Yaşam Etkinlikleri Festivalin’de Helal ve Tayyib ürünlerle Halkı buluşturuyoruz.

Farklı coğrafyalarda bile olsa İslam inancını kabul etmiş nüfusun bilinçlenmesi ile birlikte helal üretim standartlarının belirlenmesi ve helal ürün sertifikasyonu ihtiyacı kendiliğinden doğmuştur. Bu ihtiyaç elbette paralelinde bir pazar doğmasını sağlamıştır ve bu Pazar hızla büyümektedir.
Devamını Oku

HELAL VE TAYYİB HAYAT İÇİN PLASTİKSİZ EV!

“Haram olan her şey, içki gibi sarhoş etseydi, kimin ayık kimin sarhoş olduğunu işte o zaman anlayabilirdik.”

Plastiklerin Yapımında Ku“Haram olan her şey, içki gibi sarhoş etseydi, kimin ayık kimin sarhoş olduğunu işte o zaman anlayabilirdik.”

Plastiklerin Yapımında Kullanılan BPA Kimyasalının Polikarbonat saklama kap ve şişelerden insanların vücuduna geçtiği tespit edildi.

ABD’de Harvard School of Public Health (HSPH) Kurumsal sitesinde “Acil Duyuru” notu ile 21 Mayıs 2009 günü yukarıdaki başlıkla bir yazı yayınlandı.

Bu risklerden bazıları şöyle sıralanıyor:


-BPA’ya maruz kalmış anne karnındaki ceninlerde, yeni doğmuş bebeklerde ve çocuklarda büyüme ve davranış bozuklukları ortaya çıkıyor.
– Polikarbonattan mamül plastik şişe ve ambalajlardan tüketilen su ve gıda maddeleriyle birlikte vücudumuza giren BPA maddesi prostat, beyin gelişimi, kalp hastalıkları, karaciğerde enzim bozuklukları ve diyabet hastalıklarına sebep oluyor.
– Polikarbonat bebek biberonlarla beslenen çocuklar erken cinsel olgunlaşmaya maruz kalıyor.
– Sperm üretiminde ciddi bir düşüşe sebep oluyor. Çünkü ne ilginçtir ki; BPA maddesi vücutta östrojen hormonunu taklit ediyor ve kadınlık hormonuna dönüşüyor!
-Erişkinlerde göğüs kanseri riski oluşturuyor.

Bahsettiğimiz araştırmlar sonucunda plastiklerin insan sağlığına ne denli zararlı olduğunu görüyoruz. Ölümcül hastalıklara davetiye çıkarmaktansa plastiksiz bir yaşam için tüketimimizdeki alışkanlıkları değiştirmek çok daha mantıklıdır. Peki Plastiksiz bir yaşam mümkün mü?

Daha sağlıklı bir yaşam için bazı öneriler;

Her anne gibi çalışan annelerde çocuklarını kendi sütleriyle beslemek ister. Bu sebepten süt sağma makinalarının kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Bu malzemeler artık anne babaların vazgeçilmezi haline dönüşmüştür. Ancak çoğu plastikte olduğu gibi bu makinalarda da yüksek oranda BPA bulunmaktadır. Piyasada bulunan plastik biberonların yüzde 95’i BPA içeriyor. Araştırmacılar, rast gele alınan farklı marka plastik biberonu ısıttıktan sonra, bu biberonların sağlığa zararlı olacak miktarda BPA ortaya çıkardığını belirledi

Devamını Oku

“TIBBİ NEBEVİ VE KORUYUCU HEKİMLİK” KONULU KONFERANS GERÇEKLEŞTİRİLDİ

“TIBBİ NEBEVİ VE KORUYUCU HEKİMLİK” KONULU KONFERANS GERÇEKLEŞTİRİLDİ

“İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunda aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.” (Buhari, Rikak 1; Tirmizi, Zühd 1; İbn Mace, Zühd 15)

“Yaylaya çıkınız! Mevsim rüzgârlarını (güzel havalarını) koklayıp teneffüs ediniz! Kuytu ve güzel yerlerinde konaklayınız!” (Müsned, 4/55, 3/361; Tabakat-ü İbn-i Sad, 4/306)

“İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekirse midesinin üçte birini yemeye, üçte birini içmeye, üçte birini de nefes alıp vermeye (havaya) bırakmalıdır” (Tirmizi, Zühd, hadis no: 2380)

GİMDES Hanımlar Kurulu ve Marmara Üniversitesi Helal ve Sağlıklı Yaşam Kulübünün organize ettiği “Tıbbi Nebevi ve Koruyucu Hekimlik” konulu konferans gerçekleştirildi.

4. Helal Yaşam Konferansı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi konferans salonunda yapıldı. Düzenlenen konferansa Öğretim Üyesi Eczacı Hilmi BAKIR konuşmacı olarak katıldı.

Devamını Oku

DÜNYADAKİ YETİM ÇOCUK SAYISI TÜRKİYE NÜFUSUNUN 5 KATI- YETİMLERE DESTEK KAMPANYAMIZ DEVAM EDİYOR

Yetime Destek kampanyamıza desteğinizi bekliyoruz. Bu hayır pazarında sizin de bir alışverişiniz bulunsun.

Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.” (Bakara – 215)
“Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır”. (Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250.)
“Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini sever misin? Yetime merhamet et, onun başını okşa ve ona yediğinden yedir. Kalbin yumuşar ve hacetine erişirsin.” (Hz. Ebud Derda)

Doğuştan itibaren yaşam, eğitim, sağlık, barınma ile birlikte fiziksel ve psikolojik sömürüye karşı korunma her çocuğun hakkı. Uluslararası toplum, çocukları istismara karşı korumak ve temel haklarını garanti altına alma noktasında sorumlu olsa da küresel sistem çocukların tarafında yer almıyor. Bu haklara dünyamızdaki her çocuk eşit olarak ulaşamıyor.

Devamını Oku

HER GÜN 4.5 MİLYON İNSANI DOYURACAK EKMEĞİ ÇÖPE ATIYORUZ.

ALT TARAFI EKMEK DEYİP GEÇMEYİN…

HER GÜN 4.5 MİLYON İNSANI DOYURACAK EKMEĞİ ÇÖPE ATIYORUZ!

Ayrıca bugün ekmeklerimize katılabilen 20’ye yakın katkı maddesine de dikkat etmek zorunda olduğumuzu unutmayalım.

Ekmek, insanoğlunun bilinen en eski ve önemli gıda maddesidir. Genel kabule göre, ilk insanlar su ile ıslatılmış ve kendi haline bırakılmış buğday kırmasında gözeneklerin meydana geldiğini görmüşler ve gözenekli kütleyi sıcak taşlar üzerinde pişirdikleri zaman tat ve lezzetinin iyi olduğunu anlamışlardır. Devamını Oku

“Bitkisel Üretimde Genetiği Değiştirilmiş Ürünler-Efsaneler ve Gerçekler”

HELAL YAŞAM REHBERİ DERGİSİ 58. SAYISI ÇIKTI…

CANLI HAYVAN İTHALATINA EVET! ANCAK ET İTHALATINA KESİNLİKLE HAYIR DİYORUZ!…

Daha önce de GİMDES olarak, devlet yetkililerini, canlı hayvan ithalatına izin verin amma asla et ithaline kapı açmayın diye ikaz etmiştik. Bu konuda et ithalatının yapılacağı ülkelerde kesimlerin İslami usullere uygun yapılmaması, ismi geçen ülkelerin tamamında kesimlerin iğne veya tabanca ile bayıltarak, ya da kan akıtılmaksızın yapılıyor olması Helal olmama riskinden dolayı %99’u Müslüman olan halkımızı korku ve endişeye sevk edecektir. Canlı hayvan ithalatının yanında et ithalatına da izin verilmesi haberinden sonra konuyu tekrar gündeme getirmiş ve bu bağlamda dergimizin kapak konusu “Canlı Hayvan İthalatına Evet, Ancak Et İthalatına Hayır Diyoruz!!” olarak belirlemiş olduk.

Devamını Oku

MÜSLÜMANLAR ! HAZIR GIDALARIMIZA DİKKAT EDİYOR MUYUZ?

 “Öyle devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin Helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak. Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.” (Buhari, Büyü’ 7, 23; Nesai, Büyü’ 2) 

Ülkemizde,”Yediklerimiz, İçtiklerimiz Helâl mi,Haram mı?” Sorularına cevap arayan kitabımızın ilk baskısının yapıldığı 1986 yılından bugüne dek tam 32 yıl geçti. Ancak,maalesef bir Müslüman için yediklerimiz içtiklerimiz üzerindeki HELÂL Mİ? HARAM MI? Tehlikesi ve karmaşası henüz tam giderilmiş gözükmemektedir.

Bu olumsuzluğun üç ana faktörü söz konusudur. Birincisi DEVLETTİR. Devlet, bütün vatandaşlarının maddi ve manevi güvencesinden sorumlu olması gerekirken, Müslümanlara sunulan gıda ve ihtiyaç maddelerinde batıdan devşirdiği kodekslerini değiştirmediği ve dinî güvence şartını ciddi olarak aramadığı gibi, bu maksatla ciddi bir kontrol da yapmamaktadır. İkincisi, ÜRETİCİ, İTHALATCI ve SATICILARdır. Bu kitlenin çoğunluğu, maalesef, islamî gayretini kaybetmiş, ya da islamî kimliğe sahip olmayan kişilerden oluşmakta. İslamî gayreti olanlarda ise ekseriya bilgisizlik ve dikkatsizlik söz konusu olmaktadır. Üçüncü faktör ise MÜSLÜMAN TÜKETİCİLERdir. Kanaatimce en önemli faktör de bu kitledir.

Devamını Oku

DİN TAHRİPÇİLERİ GIDALARIMIZLA UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇMİYORLAR.

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

• diri olarak ele geçirilen yırtıcı hayvanlar helaldir.
• yırtıcı hayvanların Hz. Peygamber tarafından Müslümanlara haram kılındığına dair rivayet edilen tüm hadisler, Kuran’a aykırılık arz eden birer “haber-i vâhid” olup zayıftır ve kabul edilmemesi gerekir.
• Resulüllâh’ın da bu ayetlerle muhatap olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda onun evcil eşeği mutlak manada haram kılmasının söz konusu olamayacağı anlaşılmaktadır.
• Yahudi, Hristiyan, Sâbiî, Mecûsi, Budist veya bunların dışında kalan gayrimüslimlerin dinimizce helal olan hayvanları kesmeleri halinde onların kestikleri yenilebilir helaldir.

Günümüzde İslamiyetin en büyük belası, onu dışından ve cepheden helak etmeye yeltenenler değil, içinden ve özünden harap etmeye davrananlardır ve bu davranışlarını bir nevi onarma , düzeltme ve yenileme sloganları ile kamufle ederek yapmaktadırlar.
İslam devleti anlayışını yekpare ayakta tutan Osmanlı İmparatorluğun yıkılması ile paramparça olan İslam topraklarında faaliyetlerini artırdılar. Dinde Reformculuk olarak bilinen bu akım, öyle bir anlayıştadırlar ki, İslam eskimiş, yıpranmış durumdan dolayı zamanla fonksiyonunu yapamaz duruma gelmiştir. Bu durumdan kurtarılması lazım. Bunun için zamana uygun hale getirmek, yenilikler yapmak zorunluydu.
Halbuki İslam bu kâinatın sahibi olan Allah(cc) tarafından kıyamete kadar payidar olacağını bildirdiği bir dindir. Zamanla eskiyecek, yıpranacak ve ayakta durabilmesi için sağından solundan payandalarla ve kalaslarla ayakta durdurulacak bir bina değildir.
Bu zümre aslında İslam düşmanı olan dış güçlerin maharetle ruhlarını zehirlediği ve meccanen onlara hizmet ettirdiği zavallılardır. Aşşağılık kompleksli, batı hayranı olan ve hatta dinini değiştirebilecek tinette insanlar yetiştirmek için her zaman görevdedirler.  Devamı için Tıklayın http://www.gidaraporu.com/din-tahripcileri-ile-mucadele-gimdes_g.htm