Helal Hayat Helal Mutfaklarda Başlar http://www.helalmutfak.org helal ürünlerden helal yemekler... Tue, 22 May 2018 09:08:18 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.9.5 HAZIR YOĞURT VE SÜTLERİMİZ NE ALEMDEDİR? (EV YAPIMI YOĞURT) http://www.helalmutfak.org/hazir-yogurt-ve-sutlerimiz-ne-alemdedir-ev-yapimi-yogurt http://www.helalmutfak.org/hazir-yogurt-ve-sutlerimiz-ne-alemdedir-ev-yapimi-yogurt#respond Tue, 22 May 2018 08:14:50 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1082 Hazır Yoğurt ve Sütlerimiz Ne Alemdedir? 

Bu yazımızda hazır yoğurt ve sütlerle ilgili olarak bize sorulan sorulara topluca cevap vermeye çalışacağız.

Türkiye’de 10 milyon sığır, 25 milyon koyun, 6,5 milyon keçi ve 10 bin manda besleniyor. Yılda ortalama 10-11 milyon ton süt üretiliyor ve bunun yaklaşık üçte biri yoğurt ve ayran olarak işleniyor. Ülkemizde, bir bölümü evlerde geri kalanı mandıra ve fabrikalarda, yılda ortalama 2 milyon ton yoğurt üretiliyor. Türkiye’deki evlerin yüzde 96’sında yoğurt tüketiliyor.

Yoğurt pazarı yaklaşık 900 milyon YTL’lik bir hacme ulaşan Türkiye, yılda kişi başına 30 kiloyla dünyada en çok yoğurt tüketilen ülke konumunda. İkinci Bulgaristan’da 22 kilo, Hollanda, Almanya ve Fransa’da ise 20 kilo yoğurt tüketiliyor, ancak bunların daha çok meyveli yoğurt olduğunu belirtmek gerek.

Ülkemizde taklit ve tağşişler her sektörde olduğu gibi gıda sektöründe de mevcuttur.

Piyasada, dikkat edilirse üretilen yoğurtların imal tarihleri ile son kullanma tarihleri arasında büyük bir aralık bulunmaktadır.

Bazı markalarda bu süre 7 gün iken bazı markalarda ise 1-1,5 aya kadar çıkabilmektedir. Halbuki klasik evde yapılan yoğurdun dayanma süresi en fazla 4-5 gündür.Bu, insanlarımızda pakette satılan yoğurtlarda katkı maddesi bulunduğu endişesini doğurmaktadır.

Sokakta satılan sütler ise kesilmeyi önlemek için bilinçsizce katılan katkı maddeleri yüzünden tüketiciler birçok fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik tehlike ile karşı karşıya bulunmaktadır.

Ayrıca yoğurt zaten içinde barındırdığı laktik asit ve laktik asit bakterilerinden dolayı oldukça dayanıklı bir besindir. Laktik asit bakterileri bulundukları ortamda kendilerinden başka mikroorganizmaların yaşamasına ve gelişmesine izin vermiyorlar. Yani bu açıdan çok da sağlıklı.

Evde yapılan yoğurtta laktik asit bakterileri ölmüyor, dolaba konulduktan sonra dahi yavaş da olsa üremeye, laktozu parçalayıp laktik asit üretmeye devam ettikleri için asitlik artıyor ve ekşi bir tat meydana geliyor. Ama bulunduğu ortamda başka mikroorganizmayı yaşatmayan bu bakterilerin ve asidinin vücuda zarar yerine yarar sağladığı şüphesiz.

Paket olarak satın alınan yoğurtlarda ise inkübasyondan sonra yoğurdun içinde bakteri kalmayacak şekilde işlendiği için ekşime meydana gelmiyor.

Kaymak için süt yağı (son zamanlarda ise özel bir margarin) kullanılıyor. Yoğurda sonradan enjekte ediliyor. Yani sütün kendi yağı homojenize edildiği için evdeki gibi üstte birikmediğinden sonradan enjekte ediliyor.

Koyu kıvam için ise süt tozu ilave ediliyor. Kuru madde oranı yükseltiliyor.

Öncelikle sektörde antibiyotikli sütlerin yoğurda veya beyaz peynire uygun olmaması nedeniyle UHT sütlerde işlenebildiği biliniyor. Bu nedenle UHT sütten yapılan yoğurdun fermente olmaması veya olsa bile antibiyotik içermesi mümkün.

Yoğurtlarda ise yasal olmamasına rağmen pimaricin (diğer adı natamisin, ticari adı delvosit) kullanılabiliniyor. Pimarisin de bir nevi antimikotik olup özellikle yoğurdun küflenmesinin engellenmesi amaçlanmaktadır.

Yoğurt üreticileri laboratuvar ortamında hazırlanmış ithal yolu ile getirtilen özel bir maya kullanıyorlar. Ancak bu mayanın sırrı onlarda bile yok, Çünkü üretici şirket mayayı oluşturan bakterilerin genetik kodlarını bir kez kullanıma göre ayarlamış. Yani hazır yoğurdu maya olarak kullansak bile aynı kıvamda yoğurt olmuyor.

Bir de şimdilerde moda oldu bütün hazır yoğurt kaplarında “Doğal Yoğurt” yazılıyor. Bu ifade bir aldatmaca değil midir? Tarih boyunca doğal olmayan yoğurt olmuş mu ki?

Ayrıca yasal olmadığı halde birçok firmaların üretimin hızını ve kıvamını artırmak için jelatin kullandıkları ve bunu etiketlerinde açıklamadıkları bilgisi nedeniyle de bilhassa Müslüman tüketiciler için hazır yoğurtlar risk oluşturmaktadır.

Bu açıklamalardan sonra Bir Doç. Dr. Kardeşimizin sorularını, cevaplarını ve uygulamalarını birlikte gözden geçirelim.

Size iki sorum var:
1-Piyasada satılan yoğurtlar içinde helal olduğunu bildiğiniz bir marka var mi? Varsa lütfen bildirir misiniz?

2-Yoğurdu evde kendimiz yapalım dedik ama seceresi kirlenmemiş-tertemiz olan mayalık yoğurdu bulmak hakikaten zor iş… Bunun üzerine internette yaptığım araştırmada ilk yoğurdun nereden çıktığına dair kimi bilimsel araştırmaların sonuçlarında ilk yoğurdun, karınca yumurtalarından ve karınca yuvalarının önündeki toprağın kullanılmasından yapıldığını yazıyor. Hatta sitedeki bilgilere göre, bu bilim adamı farklı yöntemlerle yaptığı yoğurtları (önceki yoğurt ile, yoğurt mayası ile ve karınca toprağı ile vs) bir kongrede sunmuş bildiri olarak ve katılımcılara da yoğurtları ikram etmiş… Ve bütün katılanların temel görüşü karınca toprağı-yumurtası ile mayalanmış yoğurtların en lezzetli olanlar olduğu şeklinde imiş… Ve yazının sonunda eğer yoğurt yapmak istiyorsanız, evinizden çıkıp bir karınca yuvasına gidin ve yuvanın önündeki topraktan biraz alıp süte katın diyor… Sorum şu: Sizce karınca yuvasından alınan bu toprak ile yapılacak yoğurt helal olur mu?

Doç. Dr. İlker ALAT
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Birnci sorunuza cevabımız şöyle;

1- “Mesaj: sayın gıda raporu yöneticisi ben küçük çapta yoğurt imalatı yapıyorum ve son zaman jelatin kullanmaya başladım ama benim kullandığım jelatinin helal olduğunu söylediler imal edilen yer şimdi aklıma gelmiyor ama Müslüman bir ülkede yapıldığı söyleniyor ve bunu herkes kullanıyor uzun bir müddet kullanmadım ama hem mecbur kaldım hem de helal olduğunu söylediler bende kullanıyorum. Bunda bir sakınca var mı? yada ne yapmalıyım? hatta ambalajında da helal yazıyor. satana da vebal verdim yine de kuşku duymuyor değilim. Ama piyasada kalmak için biraz da mecbur kalıyorum. Sizce ne yapmalıyım?…

2- “Pastörize sütçülerin yoğurt sektöründe yaptıkları ise çok daha vahim. Kaymaklı yoğurtların kaymağının nasıl yapıldığı çok tartışılacak bir noktada.

Sütün içindeki yağın tamamını alıp tereyağı olarak değerlendiren firmalar, son yıllarda kaymaklı yoğurda olan talep artınca yeni bir yöntem geliştirdiler.

Unilever’in hazır yemek sektörü için pazara sunduğu Dorina markalı margarin yağı, yoğurt üreticilerinin can simidi oldu. Tereyağı aroması bulunan Dorina margarin, bir miktar sütle birlikte eritilip yoğurdun üzerine kaymak diye dökülüyor. Buyurun size kaymaklı yoğurt.

Unilever’in en büyük bayilerinden biri, Rotahaber’le bu konuda şu bilgileri paylaştı:

“Son zamanlarda bizim Dorina margarin satışımızda hızlı bir artış kaydettik. Müşteri kitlesinde bir zenginleşme gördük. Müşterilerimiz arasında yoğurt üreticilerinin önemli bir yeri olduğunu tesbit ettik. Bunların hangileri olduğunu paylaşmamız elbette mümkün değil. Ama, çok farklı markalar olduğunu söyleyebilirim.””

3- Bize gönderilen bir habere göre; geçtiğimiz aylarda Gaziantep Tarım İl Müdürlüğünün piyasada satılan yoğurtlarda jelatin katılıp katılmadığına dair yaptırdığı testlerde 10 markanın 8 inde jelatin kullanıldığı tespit edilmiş.

Bu şartlarda görüldüğü gibi yüzde yüz helal garantili yoğurt markası tavsiye edebilmemiz bugün için maalesef mümkün değildir.

İkinci soru için GİMDES Bilim Kurulu Üyesi Mehmet Çelen Hocamızın cevabı da şöyle;

Muhterem Hüseyin Hocam,
Karıncanın yumurtası meselesini araştıracağım. Ancak karıncaların üzerinde gezindiği topraklara gelince, toprak ile ilgili hüküm şöyledir: Temiz toprak, hem temiz, hem de temizleyicidir. Teyemmümün toprakla alınması buna delildir. Maide suresindeki teyemmüm ayeti bunu açıkça ifade eder.

Toprak için genel fıkhî hüküm şudur: “Necaset ve pislik bulaşmayan bütün topraklar temiz hükmündedir.” Karınca, hayvan olarak necis kabul edilmemiştir. Bu nedenle onun gezindiği toprak ta necis sayılmaz ve hükmen pis kabul edilmez.

Sonuç olarak: Karıncanın gezindiği toprak temiz hükmündedir. Onunla yapılan maya da, temizdir ve helaldir. Ancak en iyisini Allah (cc) bilir.

Selam ve hürmetlerimle..
Allah’a emanet olun..

Mehmet Çelen
İslam Hukuku Araştırmacısı

Sonuçta soruyu bize gönderen kardeşimizin son mesajı da şöyle oldu;

“Ben de bunun üzerine çıkıp karınca yuvalarının önünde biriken topraktan bir parça aldım ve eve geldim. Maya olarak onu kullandım… Zaten o dışarıda olan toprakta yumurtası olmaz zannediyorum… Yumurtayı yuvanın derinlerine koyarlar zaten… Neyse, bu toprakla sütü mayaladım. Oluşan yoğurt hakikaten çok güzel oldu… Diğer bildiğimiz yoğurtlardan çok daha güzel tadı var… Tavsiye ederim…

Ancak bu yogurdu yaparken sabırlı olmanız gerekiyor… Hani her güzel şeye sabırla ve zorla ulaşılıyor ya işte bu yoğurt da öyle… Mayalanma süresi tam üç (3) gün sürüyor… Ve hatta, gün içinde bazen bir iki kez, kabı alıp ateşin üstüne koydum… Içindeki yoğurt-süt kaynamayacak ama kap biraz ısınacak kadar…

Gerçi bu ısıtma işinin yapılması gerektiğini bir yerde okumadım da bunu ben kendim sıcaklığın, bu mayalanmayı hızlandırabileceğini düşündüğüm için yapıyorum… Aslında belki bir inkubator, bir etüv gibi bir şey yani ısıyı belli sıcakta istediğimiz saat kadar tutan bir cihaz olsa, belki daha çabuk olur…

Neyse… Eğer yoğurt düşkünü iseniz, bu yöntemi denemenizi öneririm… Lezzeti cok guzel ama bugün yemek istediğiniz yoğurdu 3 gün önceden mayalamaya başlamanız gerekiyor…”

Evde Helal Yoğurt Yapmanın Başka Yolları Yok mu? 

Bir kaç yolu burada belirtmeye çalışalım:

1- Kaynamış nohut suyunu bir iki gün bekletip sütün içine birkaç damla koyun. işte size ilk yoğurt.Sütün içine maya niyetine içinde bir süre nohut beklettiğimiz suyu koyabiliriz.Bu suyun rengi sarıya çalar ve gerçekten mayalama işlemine yardımcı olur.Ayrıca evimizde nohutlu ekmek yapıldığı dönemleri hatırlıyalım, hiç ekmek mayası kullanılmazdı.Nohutlar içinde bekletildikleri su ile beraber una katılıp yoğrulurdu.

2- İncir meyvesi olgunlaşmadan ağaçtan koparıldığı an içerisinden çıkan süt mayalama işleminde kullanılabilmektedir.

3- Ilık yarım su bardağı sütü oda sıcaklığında bir yere ağzını peçeteyle kapatarak bırakıyorum. 3-4 gün sonra (kontrol etmek lazım bu süre değişebiliyor) koyulaşıp yoğurtumsu tatsız bir şey olduğunu gördüm. 1 gün buz dolabında beklettim.

Sonra bunu 1.5 su bardağı ılıtılmış süte katıp ağzını ve üzerini örtüp 5-6 saat mayalanmaya bıraktım (kıvamını kavanozun dışından anlıyorsunuz belli bir saat veremeyeceğim kıvam oluşana kadar beklettim).

Sonra ilk mayayı beklettiğim gibi bunu da bir gün buz dolabında beklettim. Ertesi gün yeniden 2 bardak ılık süte yarım su bardağı elde ettiğim yoğurtumsu maddeden ekledim. Mayalanmaya bıraktım.

En fazla 5. 6. seferde aynen market yoğurdu tadında harika bir yoğurt mayam oluştu. Şimdi herkes hazır yoğurt sanıyor. Yalnız özellikle paket süt kullanılmamalı. Çünkü peynirde de yoğurtta da nedense pek iyi kıvam vermiyorlar. Ev sütlerini tavsiye ederim. ilk denemede mayanız oluşmasa bile umutsuzluğa düşmeyin tekrar deneyin. Ben bunu yaptım ve oldu. Çok ta lezzetli bir yoğurt oldu.

Şimdi her yoğurt mayalamadan bir gün sonra bir küçük kavanoza bir su bardağı miktarı mayalık ayırıyorum ki yeniden aynı işlemle uğraşmıyorum ve mayam hep kalıyor böylece.

SONUÇ:
Bu ülkede Süt ve peynir üreten Firmalar! Artık Müslümanların bu sıkıntılarına kulak verin. Bu kulak tıkamalarınız ne zamana kadar sürecek?
Bu “doğal yoğurt” palavralarını bir kenara bırakın da, üretiminizde jelatin kullanmadığınızı, genetik yapıları ile oynanmış maya ve enzim kullanmadığınızı, raf ömrünü uzatmak için kimyasal katkı maddeleri kullanmadığınızı açıklayın ve ispatlayın ki bizler de rahat edelim. Siz kendiliğinizden yapmazsanız, yarın mecbur kalacaksınız. Çünkü bilinçli Müslüman tüketici hızla güçleniyor ve çoğalıyor haberiniz olsun.

GIDA RAPORU 

]]>
http://www.helalmutfak.org/hazir-yogurt-ve-sutlerimiz-ne-alemdedir-ev-yapimi-yogurt/feed 0
RAMAZAN AYININ GÖLGESİ DÜŞTÜ ÜZERİMİZE…  http://www.helalmutfak.org/ramazan-ayinin-golgesi-dustu-uzerimize http://www.helalmutfak.org/ramazan-ayinin-golgesi-dustu-uzerimize#respond Tue, 15 May 2018 07:21:12 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1080 RAMAZAN AYININ GÖLGESİ DÜŞTÜ ÜZERİMİZE… 

Yarın Ramazan…

Bütün Müslüman kardeşlerimize Ramazan ayı mübarek olsun. Rabbimiz bu ayımızı huzur, saadet, kardeşlik ve muhabbete, Ümmetin üstündeki kara bulutlardan arınmaya vesile kılsın inşaallah.

Ramazan ayı bir fırsattır. Maddi ve manevi hayatımızı yenilemede, yanlış alışkanlıklarımızdan arınmada, yeme içmemizden günlük yaşantımızdaki her amelimize kadar ciddi bir özel eleştiri yapmada Allah (cc) tarafından önümüze konan bu fırsattan azami derecede istifade etmek için karar verelim ve uygulamaya başlayalım.

Resûlullah, (s.a.v) bir Şaban ayının son günü bir hutbe irad buyurdu ve şöyle dedi:

“Ey Müslümanlar!

Büyük ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu, içinde ‘bin aydan daha hayırlı’ olan Kadir Gecesi’nin bulunduğu bir aydır.

Bu ay, Allahû Teâlâ’nın, gündüzlerinde orucu farz; gecelerinde teravih namazını nafile olarak meşru kıldığı (mübarek) bir aydır.

Bu ayda kim bir hayır işlerse başka zamanlarda bir farzı yerine getiren kimse gibi sevap kazanır. Bir farzı eda eden de, başka aylarda yetmiş farzı yerine getiren gibi sevap kazanır.

Bu ay, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir.

Bu ay, ihsan, yardım ve kardeşlik ayıdır.

Bu ay, mü’minin rızkının arttığı bir aydır.

Kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, onun günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. İftar ettirdiği Müslümanın aldığı sevaptan bir şey eksilmeksizin onun kazandığı kadar da sevap kazanır.”

“- Bizim hepimiz bir oruçluyu iftar ettirecek imkâna sahip değildir…” dediler.

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.v);

“Allahû Teâlâ bu sevabı bir oruçluya bir hurma veya bir yudum su ya da bir içim süt ile iftar ettirene de verir” buyurduktan sonra hutbesine şöyle devam etti:

“Bu ay evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan bir aydır. Kim (bu ayda) emri altındakilerin yükünü hafifletirse, Allah onu bağışlar ve cehennemden azâd eder.

Bu ayda dört şeyi çok yapınız. Bunların ikisi ile Rabbinizi hoşnut edersiniz; ikisinden de zaten uzak kalamazsınız. Rabbinizi hoşnut edecek iki işiniz; lâ ilâhe illallah diyerek Allah’ın birliğine şehadet etmeniz ve bağışlanma dilemenizdir. Uzak kalamayacağınız öteki iki şeye gelince, onlar da Allah’tan cenneti isteyip cehennemden uzak kalmayı dilemenizdir.

Kim bir oruçluyu doyuracak olursa, Allah onu benim havuzumdan sulayacak, o da cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.”

]]>
http://www.helalmutfak.org/ramazan-ayinin-golgesi-dustu-uzerimize/feed 0
RAMAZAN KUMANYALARINIZ EN HELALİNDEN OLSUN… http://www.helalmutfak.org/ramazan-kumanyalariniz-en-helalinden-olsun http://www.helalmutfak.org/ramazan-kumanyalariniz-en-helalinden-olsun#respond Mon, 07 May 2018 19:01:53 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1066 RAMAZAN KUMANYALARINIZ EN HELALİNDEN OLSUN… 

GİMDES’in denetiminde HALAL DUNYA MARKETLERİ tarafından hazırlanan Helal ve Tayyib Ramazan kumanyalarını, talep eden kardeşlerimiz Helal Lokmanın öncülüğünü yapmış ve Daru’l Halal Medresesinin gerçekleştirilmesinde katkı sağlamış olacaklardır.
Toplumumuzun GİMDES Helal Sertifikasına olan güveni Helal Ramazan Kumanyalarında da devam etmektedir. GİMDES, Ramazan kumanyaları gönül rahatlığı ile kullanabileceğiniz, helalliği belgelenen ‘’GİMDES Helal Sertifikalı Ürünlerden’’ oluşmaktadır.
Toplu ve Perakende talepleriniz için, Helal ve Tayyib ürünlerden oluşan ve “Yeni Dünya Düzeni ve Helal Gıda” Kitabı hediye edilen Ramazan Kumanyamız Kargo dahil, kdv dahil SADECE 69.90 TL dir

Bu paketlere bulunduğunuz mahalle en yakın Halal Dunya Marketleri şubesinden ulaşabilirsiniz veya doğrudan GİMDES Merkezinden talep edebilirsiniz.
HALAL DUNYA MARKETLERİ Adresleri:
HELAL VE TAYYİB RAMAZAN KUMANYASI İÇİN HDM MARKET ŞUBELERİMİZİN ADRESLERİ 

MERKEZ İRTİBAT: Serdar YAZICI . 0 549 438 33 23-0 212 438 33 18/119

 

]]>
http://www.helalmutfak.org/ramazan-kumanyalariniz-en-helalinden-olsun/feed 0
HER DERDE ŞİFA ÇÖREKOTU http://www.helalmutfak.org/her-derde-sifa-corekotu http://www.helalmutfak.org/her-derde-sifa-corekotu#respond Thu, 03 May 2018 07:10:43 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=996

Çörek otu ve onun şifa veren hassaları; Peygamberi hekimliğin eski zaman bilgi temelinden, yeni zaman bilimsel araştırmalarına doğru…

40 cm’den 70 cm’ye kadar çıkabilen dik dallara ayrılmış bir bitkidir. Yapraklar, beyaz çiçekler ve kapsüllü meyveleri taşır. Siyah renkli tohumlar 2.5 ila 3.5 mm arasında değişen uzunluklara ve 1.5 ila 2 mm arasında genişliğe ulaşmaktadır.

Bu küçük fakat inanılmaz şifalı bitki, dünyanın her tarafında çok çeşitli isimlerle bilinmektedir. Bu isimlerden bir kısmı şöyle sıralanabilir. Black cumin (Nigella sativa L. ) seeds, Black Seed, Le Cumin Noir (Graine de Nigelle), Der Schwarzkümmel (Nigella sativa), Habba Sawda, Habbatul Baraka, Shonaiz . 

Çörek otu şifalı bitkisi ve yağı asırlar boyunca yalnızca Afrika’da- Mısır’dan, Sudan’dan; Asya’da ve Ortadoğu’da- Suudi Arabistan’dan Hindistan’dan ve Pakistan’dan değil, günümüzde Amerika’da- Kanada’dan, Japonya’dan ve Avrupa’da- Fransa’dan, İngiltere’den, milyonlarca insan tarafından sağlıklarını desteklemek için kullanılmaktadır.

Aromatik bir baharat türü ve siyah rengi hariç susam tohumuna benzer olan çörek otu, geleneksel olarak çeşitli durumlar ve tedaviler için mükemmel bir ilaç olarak kullanılmıştır ki bunların bazıları, solunum sistemi sağlığı, cilt, mide ve bağırsak bozuklukları, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, dolaşım ve bağışıklık sistemini destekleme, koruma ve iyileştirme ve genel sağlık şeklinde ifade edilebilir.

İslam Âlimlerinden El Buruni (973-1048) ki o Hindistan ve Çin ilaçlarının erken dönem kökenleri üzerinde bilimsel araştırmalar yapmıştır. Çörek otu üzerinde de araştırmalar sürdürmüştür. Aynı şekilde Doğu ve Batıda “hastalıkların kanunu “ olarak anılan İbn-i Sina (980-1037) da bedeni yorgunluk ve keyifsizliğe karşı çörek otu desteği üzerinde durmuştur. Tıbb-i Nebevi listesinde de çörek otu yer almaktadır.

1996 yılında Amerika’da faaliyet gösteren FDA Bağışıklık sistemini uyarıcı olarak kullanılacak bir ilaca patent izni vermiştir. Bu ilaç çörek otundan çıkartılan bir öze dayanmaktadır. Patentte kanseri tedavi edici, kansere karşı uygulanan kemoterapinin yan etkilerini gidermek için ve insanlardaki bağışıklık sistemi fonksiyonunu artırmak için etken maddenin çörek otundan çıkartılan özler olduğu belirtilmektedir.

1959’dan beri, yaklaşık 1400 yıl önce kaydedilmiş geleneksel kullanımlarını destekleyen 200’ün üzerinde Uluslararası üniversitelerde yapılmış araştırma çalışmalarında, çeşitli mecmualarda yayınlanmış makalelerde dikkate değer sonuçlar ortaya konmuştur.

Çörek otu, 100’ün üzerinde değerli besin maddesi içermektedir. Takriben;
Yağ % 31-35.5
Protein % 16-19.9
Karbonhidratlar % 33-34
Elyaf % 4.5-6.5
Kül % 3.7-7
Özsuları % 0.013
Nem % 5-7’den oluşmaktadır.

İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve uçmayan yağlardır. Diğer maddeler ise, linoelik asit (Omega-6, Omega-3), oleic asit, palmitik asit, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenyum, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve vitamin C dir.

HER DERDE DEVA ÇÖREK OTU… 

Peygamberi bir ilaç olduğunu belirttiğimiz çörek otunun ismine eski çağlardaki bazı dini metinlerde rastlandığı gibi, İslam Peygamberi (s.a.v)’den sahih rivayetle nakledilen hadisi şerifle de önemi en veciz bir şekilde ifade edilmiştir.

Hz. Ebû Hureyre (r.a.)’nin nakline göre, Hz. Peygamber (s.a.v) “Size Çörek otunu tavsiye ediyorum. Çünkü onda ölüm hariç her türlü hastalığın şifası vardır.” demiştir

(Buhârî, “Tıp”, 7; Müslim, “Selam”, 88; İbn Mâce, “Tıp”, 6; Tirmizî, “Tıp”, 5).

İbn Şihab, bu hadiste geçen “sâmm” kelimesinin “ölüm” anlamına geldiğini ifade etmektedir.

Bu konuda zaman zaman bazı çalışmalar yayınlanmıştı. Ancak geçen son yıllar zarfında güvenilir Uluslararası dergilerde onlarca ilmî araştırma yayınlandı. Gerçekten laboratuvar araştırmaları, çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve buna bağlı olarak vücudu tahrip eden mikroplara ve virüslere karşı gücünü, ayrıca kansere karşı direncini arttırdığını ortaya koymuştur.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir çalışma 1997 yılında yayınlandı. Yapılan araştırmada çörek otunun iki çeşit yağ ihtiva ettiği ortaya kondu. Bunlar % 0.45 oranında anti enflamatuar (iltihap önleyen) özelliğe sahip olan uçucu yağ, diğeri ise % 33 oranında uçmayan yağdır.

Araştırmacılar çörek otunun uçucu yağının romatizma gibi, eklem hastalıkları iltihabını hafifletmede etkin olduğunu ortaya koymuşlardır.

Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir araştırma, çörek otunun bazı mikropların etkinliğini yavaşlattığını ve iltihap oluşmasını engelleyici bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Çörek otunun nefes darlığı ve solunum yolları iltihabının tedavisinde faydalarına işaret eden bir araştırma yapılmıştır.

Bir başka araştırmada çörekotu özünün meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlattığı görülmüştür.

Bir başka araştırma, çörek otunun fagositik hücrelerinin candida albicans adındaki bir çeşit mantar türünü yutma gücünü arttırdığını ortaya koymuştur.

Bu makalede bu alanda yayınlanmış yeni çalışmalardan birkaçına değinmeye çalıştık.

https://www.ayubmed.edu.pk/JAMC/PAST/20-2/Editorial.pdf
https://www.researchgate.net/publication/299999046_Neuropsychiatric_Effects_of_Nigella_sativa_Black_Seed_-_A_Reviewhttps://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1658361206700038

]]>
http://www.helalmutfak.org/her-derde-sifa-corekotu/feed 0
17 RAMAZAN DÜNYA HELAL GÜNÜNE ÖZEL SLOGAN YARIŞMASI! http://www.helalmutfak.org/17-ramazan-dunya-helal-gunune-ozel-slogan-yarismasi http://www.helalmutfak.org/17-ramazan-dunya-helal-gunune-ozel-slogan-yarismasi#respond Tue, 01 May 2018 19:10:19 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1061 17 RAMAZAN DÜNYA HELAL GÜNÜNE ÖZEL SLOGAN YARIŞMASI!

“Artık elde ettiğiniz ganimetten Helal ve Tayyib olarak yiyin ve Allah’tan korkun! Şüphesiz ki Allah, Gafurdur (çok bağışlayandır), Rahîmdir (çok merhamet edendir).” -Enfal Suresi, 69. Ayet

GİMDES olarak Türkiye genelinde ödüllü “Helal ve Tayyib Gıda” slogan yarışması düzenliyoruz. Helal lokmayı kendine şiar edinen siz değerli gönüllülerimizin 17 Ramazan Dünya Helal Gününe özel slogan yarışmasına katılmasını heyecanla bekliyoruz.

Yarışmanın amacı, 17 Ramazan Dünya Helal Gününe dikkat çekmek, bu konuda farkındalığı arttırmak ve böylece insanların bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Ayrıca Helal ve Tayyib gıda konusunda toplumsal bilinç uyandırmaktır. Başvuruların 28 Mayıs 2018 (13 Ramazan) tarihine kadar yapılması gerekmektedir.

GİMDES Heyeti tarafından ödül alanların belirleneceği slogan yarışmasında birinciye Çeyrek Altın, ikinciye 150 TL’lik kozmetik ve temizlik ürünü paketi, üçüncüye ise 100 TL’lik kozmetik ve temizlik ürünü paketi verilecektir. İlk 3’e giremeyen 10 kişiye ise Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER hocamızın kaleme aldığı 25 TL değerindeki “Yeniden Gıda Raporu” hediye edilecektir.

Slogan başvurularının “birgul.arslan@gimdes.org” mail adresine yapılması gerekmektedir.

17 RAMAZAN DÜNYA HELAL GÜNÜNÜ KUTLUYORUZ

 

]]>
http://www.helalmutfak.org/17-ramazan-dunya-helal-gunune-ozel-slogan-yarismasi/feed 0
Yeşil Detoks Çorba http://www.helalmutfak.org/yesil-detoks-corba http://www.helalmutfak.org/yesil-detoks-corba#respond Fri, 27 Apr 2018 08:42:08 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1054 Detoks; yanlış beslenme, yaşam tarzı ve hava, su, yaşanılan ortam gibi çevresel faktörler sebebi ile kirlenen vücudumuzun belirli bir süre boyunca uygulanan program sonrasında toksinlerden arındırılması işlemine denilmektedir. Günümüzde artan hava kirliliği, yediklerimizin içeriğindeki sağlıksız katkı maddelerinin yoğunluğu, kullandığımız suyun yeterince sağlıklı olmaması, işlenmiş gıdaların sık tüketimi gibi sebeplerle vücutta; kendini koruma kapasitesinden daha fazla bir kirlenme söz konusudur. Bu kirlenme çok hızlı bir şekilde yinelenmektedir ve birçok hormon, katkı maddesi veya toksin de vücudumuza taşınmaktadır. Bu sebeple bireylerin belirli aralıklarla detoks programları yapmaları gerekmektedir. Detoks ‘a yönelik beslenme programları kişiye özgü olduğu için herhangi bir detoks programını bir beslenme ve diyet uzmanına danışmadan uygulamamak gerekir.

YEŞİL DETOKS ÇORBA:

  • 1 kase brokoli
  • 2 kase kadar temizlenmiş ıspanak
  • 1 büyük boy havuç
  • 1 orta boy kapya biber
  • 1 küçük soğan
  • 1-2 diş sarımsak
  • Kimyon, pulbiber-karabiber, isteğe bağlı biraz deniz tuzu (piştikten sonra)
  • Bol dereotu-maydonoz-limon

Yapılışı:

Malzemeleri iri parçalar halinde doğrayıp, büyük bir tencereye koyun.

Üzerine 4-5 bardak su ekleyip pişirin.

Pişirdiğiniz malzemeyi blendırdan geçirin.

İsteğe göre suyunu biraz daha az veya daha fazla ekleyerek kıvamını kendinize göre ayarlayabilirsiniz.

Servis esnasında dereotu, maydanoz, limon eklemesi yapabilirsiniz.

]]>
http://www.helalmutfak.org/yesil-detoks-corba/feed 0
DÜNYA HELAL KONSEYİNİN (WHC) 16. KONGRESİ VE ULUSLARARASI HELAL KONFERANSI EKİMDE, HELAL FESTİVAL’LE BERABER İSTANBUL’DA… http://www.helalmutfak.org/dunya-helal-konseyinin-whc-16-kongresi-ve-uluslararasi-helal-konferansi-ekimde-helal-festivalle-beraber-istanbulda http://www.helalmutfak.org/dunya-helal-konseyinin-whc-16-kongresi-ve-uluslararasi-helal-konferansi-ekimde-helal-festivalle-beraber-istanbulda#respond Wed, 25 Apr 2018 12:42:02 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1049 DÜNYA HELAL KONSEYİNİN (WHC) 16. KONGRESİ VE ULUSLARARASI HELAL KONFERANSI EKİMDE, HELAL FESTİVAL’LE BERABER İSTANBUL’DA… 

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Bilindiği gibi bu yılın WHC’in Yıllık Kongresi bu yıl da inşaAllah ülkemizde İstanbul’da GİMDES’in ev sahipliğinde yapılacağı Kuala Lupur’daki ara yıl toplantısında karar verilmişti. Çok önemli olduğunu düşünüyorum, Çünkü;

Dünya’da Helal ve Tayyib ürünler için pazar potansiyeli yaklaşık 1 trilyon dolar, toplam Helal pazarının ise 3.5 trilyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Şu an itibariyle bu pazarın sadece % 15’i gerçekleştirilebilmektedir.

Yaklaşık 15 milyon Yahudi var ama Kosher pazar potansiyeli 250 milyar dolardır. Bu küçük bir topluluk için muazzam bir rakamdır. Kosher ürünleri tüketicilerinin çoğunlukla Müslümanlar ve diğer Yahudi olmayanlar olduğunu görebiliriz.

Helal Pazarın sadece % 15’inin tedarik edilebildiğini söyledim. Bu rakam neden bu kadar küçük? Geri kalan % 85 neden sağlanamamaktadır?

-Müslüman ülkelerinde gıda pazarları, uluslararası olarak işlem görmeyen basit ürünlerden oluşmaktadır. Ekseriya marka teminatı sağlanamamaktadır.

-Müslüman ülkelerinde üretilen ürünler iyi ambalajlanmamıştır. Çoğu ürün yetersiz ve tutarsız olarak tedarik edilir ve marka pazarlaması eksikliği vardır.

– Helal ürünler ambalaj, güvenilirlik, etiketleme kalite için uluslararası standartlara uygun olamamaktadır.

– Çok hassas olan Helal gıda tedarik zinciri tam olarak kurulamamaktadır.

2 milyara yakın nüfusu olan Müslümanların, büyük çoğunluğu, hala tükettikleri şeyin farkında değiller ve Helal seçiminde yaygın bir farkındalığa sahip değildirler.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, Müslümanların tükettiği ürünler hala gayrimüslim sistemin kontrolü altındadır ve bu gayrimüslimler tarafından Ümmete ihtiyaç duydukları anda ve gerektiği zaman çeşitli reklam, baskı ve kampanyalarla algılama uygulayabiliyorlar.

Birçok gayrimüslim yönetiminde olan ülke ise İslam ülkelerinde Helal pazar paylarını artırmak için lobi çalışmaları yapıyor. ABD, Çin, Japonya ve Avrupa ülkelerini isim olarak verebiliriz.

Helal bütünlüğüne sahip olmak için, şirketler, dernekler ve ülkeler ortak bir temelde bir araya gelmeli ve kalite standartlarını ve üretim yöntemlerini arttırmalıdır. Toplumsal farkındalığı arttırmak için STK’lar ve medya, her düzeyde yoğun bir şekilde çalışmak zorundadır. Uluslararası Gösteriler ve Sözleşmeler bunun için çok önemli faaliyetlerdir.

WHC’in 2018’deki 16. Yıllık Genel Kurul Toplantısının ve yine WHC’in desteklediği Uluslararası Helal Konferansın Türkiye’de düzenleneceği göz önünde bulundurulduğunda, aynı tarihlerde organize etme kararı aldığımız HELAL FESTİVAL (HELAL PANAYIR) ile Türkiye’de GİMDES tarafından sertifikalandırılan ve sertifikaları GİMDES tarafından onaylanan Firmaların ürünlerini tanıtabilecekleri ve böylece Helalin dünyaya arz ve talebi için birleşik bir mesaj verecekleri bir sergi düzenleme fırsatını yakaladık. HELAL Sertifikalı Firmalarımızın ve WHC’nin saygın üyeleri ve yöneticileri olarak, sizler de bizimle aynı görüşleri paylaşacağınızı ümit ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun dileklerimle…

]]>
http://www.helalmutfak.org/dunya-helal-konseyinin-whc-16-kongresi-ve-uluslararasi-helal-konferansi-ekimde-helal-festivalle-beraber-istanbulda/feed 0
HELAL ÜRÜNLERİ HALKLA BULUŞTURUYORUZ! http://www.helalmutfak.org/helal-urunleri-halkla-bulusturuyoruz http://www.helalmutfak.org/helal-urunleri-halkla-bulusturuyoruz#respond Wed, 25 Apr 2018 05:59:15 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1026 Müslümanlar Haramdan Arındırılmış Helal ve Tayyib Hayatını Arıyor.

HELAL ÜRÜNLERİ HALKLA BULUŞTURUYORUZ.

HELAL VE TAYYİB ÜRÜNLERDE EN BÜYÜK BULUŞMA 25 -28 EKİM ‘DE, HELAL FESTİVAL’DE…

Kendi oluşturduğu serbest piyasa ekonomisi ile 2018 yılında da hızla büyümeye devam eden Helal ve Tayyib ürün sektörü 25 Ekim – 28 Ekim 2018 tarihleri arasında Avrasya Sanat ve Gösteri Merkezin’de Helal ve Tayyib Yaşam Etkinlikleri Festivalin’de Helal ve Tayyib ürünlerle Halkı buluşturuyoruz.

Farklı coğrafyalarda bile olsa İslam inancını kabul etmiş nüfusun bilinçlenmesi ile birlikte helal üretim standartlarının belirlenmesi ve helal ürün sertifikasyonu ihtiyacı kendiliğinden doğmuştur. Bu ihtiyaç elbette paralelinde bir pazar doğmasını sağlamıştır ve bu Pazar hızla büyümektedir.

Bugün tüm dünyada Helal ürün potansiyel talebinin 3.5 trilyon doları, sadece helal gıda sektörün ise 1 trilyon doları aştığı tahmin ediliyor olmasına rağmen gerçekleşme ne yazık ki %14-16 larda seyretmektedir. Bu rakamı yükseltmede Türkiye çok önemli bir potansiyeldir. “Türkiye bu konuda dünya liderliğine namzet olan ülkelerin başında yer alıyor.” Eski alışkanlıklar ve reklamlarla sağlanan algı sebebi ile %80 müslüman halk henüz Helal ve Tayyib ürün pazarına tam intibak edemediği görülmektedir. Bu Festivalle geniş halk katmanlarının Helal ve Tayyib ürünlerle buluşturulması hedeflenmiştir.

Festival boyunca; Animasyon ve Gösteriler: 

Açılışta Mehteran, Kılıç-Kalkan ekibi, Mevlevi Sema gösterileri, GİMDES Helal Sertifikalı Firmalarımızı tanıtımı,Helal Dede Masalları Çocuk oyunu, Hacıvat- Karagöz ve Meddah Derlemeleri, Şiir Yarışması ve Dinletisi, İlahi Dinletisi, Helal ve Tayyibi simgeleyen Hat Ve Ebru Köşesi, Çocuklara Özel Helal Atölyesi, Kitap Gösteri ve Tanıtım, Led Ekranlarda Tanıtıcı Videolar, Helal ve Tayyibi Simgeleyen Yemek ve Pasta Yarışmaları, Helal ve Tayyib ürünlerle tam bir özdeşleme gösteren HALAL DUNYA MARKETLERİ’inden bu günlere özel inanılmaz iskontolu Helal ve Tayyib ürünlerden bol bol satın alıp evlerinize , bürolarınıza götürebileceksiniz, Helalinden hazırlanmış yiyecek ve içecekleri doya doya yiyecek ve içeceksiniz.

Son yıllarda yaygınlaşarak büyük bir pazar haline gelen Helal ve Tayyib sertifikalı ürünler, çeşitli etkinliklerle ve tüm bileşenleriyle Helal ve Tayyib Ürünler Festival’inde bir araya geliyor. Bu Festival tarihi misyonu ile tam bir PANAYIR olacaktır

Helal ve tayyibi arayış içerisindeyim diyorsanız; Helal ürün, Helal gıda, Helal yaşam telaşımız için GİMDES tarafından organize edilen 25-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 1.Uluslararası Helal ve Tayyib Etkinlikler Festivaline, bir Rüya Alemine sizleri çoluk çocuk mailen Helalinden eğlenmek için, helalinden yemek içmek için ve helalinden alışverişler yapmak için bekliyoruz.

 

24.04.2018

]]>
http://www.helalmutfak.org/helal-urunleri-halkla-bulusturuyoruz/feed 0
Kambu(Kambucha) Çayı Nedir, Helal mi, Sağlıklı mı ? http://www.helalmutfak.org/kambukambucha-cayi-nedir-helal-mi-saglikli-mi http://www.helalmutfak.org/kambukambucha-cayi-nedir-helal-mi-saglikli-mi#respond Tue, 24 Apr 2018 15:33:36 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1023 Kombucha (Kombu) Çayı nedir? 

Çay alıp ferment yapmak için birkaç şey eklerseniz, Kombucha‘yı elde edersiniz. Hafifçe gazlıdır, sirke gibi biraz tadı vardır. Bazı Kombucha çayları daha hafiftir, çünkü daha az zaman için fermente edilirler.

Sirke benzeri lezzet, Kombucha(Kombu) çayı’nın fermente çay olması gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Sirke seven insanlar için bile şaşırtıcı bir tat olabilir. Şeker tatlı bir madde olmasına rağmen tatlı bir içecek değil. Kombucha(Kombu) çayın’daki temel maddeler maya, şeker ve siyah çaydır. Karışım bir hafta veya daha fazla süreyle bekletilir. Bu süre zarfında, bakteriler ve asitler içeceğin yanı sıra az miktarda alkol oluştururlar. Bu işlem fermantasyon olarak bilinir ve üzüm suyunun şaraba veya sirkeye dönüşmesi veya sütün yoğurt haline getirilmesi ile benzerdir.

Kombucha(Kombu)’da Alkol Hakkında Ne Var?

Bunun fermente bir içecek olup olmadığını, Kombu’da alkol var mı diye merak ediyor olabilirsiniz. Evet, var. Kombucha (Kombu) çayında % 1 cıvarlarında alkol bulunabilmektedir

Kombucha(Kombu) çayının Tarihi nedir?

Kombucha, Kuzeydoğu Çin’de veya Mançurya’da ilk kez üretilen bu çayın geçmişi M.Ö. dönemine kadar uzanıyor. Bir haritaya bir göz atın ve neden Rusya’ya hızla yayıldığını göreceksiniz. Ayrıca Kore ve Japonya’da geleneksel bir içki. Rusya’dan geçen yüzyılın başlarında içki Almanya’ya yayıldı. 20. yüzyılın başında Avrupa’da ve Amerika’da popülerleşti.

Kombucha (Kombu) Çayının Sağlık Üzerinde Faydaları Var mı?

Savunucular, sindiriminize yardımcı olur, vücudunuzdaki toksinleri atar ve enerjinizi arttırdığını söyler. Bağışıklık sisteminizi artırmanız, kilo vermeniz, yüksek tansiyonunuz ve kalp hastalığınızı önlemeniz ve kanseri önlemeniz de söz konusudur. Birçok beslenme veya sağlık eğilimi gibi, Kombu için aşırı abartılı sağlık iddiları duyacaksınız. İnsanlar artrit tedavisi, depresyon tedavisi ve kalp yetmezlik tedavisi gibi sağlıkla ilgili her türlü faydayı vaad ediyorlar. Çinliler ölümsüzlüğe neden olduğuna bile inanıyorlar!

Bu sağlık iddialarının hiçbirinin onları destekleyecek herhangi bir bilim kaynağı yoktur. Aslında, 2003 yılında bir araştırmacı, Kombu’nun sistematik bir incelemesinden sonra bulgularını şöyle özetler: Kombu, terapötik kullanım için önerilmemelidir.

Kombucha(Kombu)çayı’nın en yaygın kabul gören sağlık faydası içerdiği güçlü antioksidanlardan ve probiyotiklerden kaynaklanmaktadır. Her ikisi de ürün depo raflarında depolandığında bozunabilir.

Olumsuz Yan Etkiler Nelerdir? 

Amerikan Kanser Derneği ciddi yan etkiler iddia ediyor ve bazı ölüm olayları, Kombu çay içmekle ilişkilendirildi. Bu yan etkiler arasında karaciğer ve böbrek toksisitesi ve metabolik asidoz bulunuyor. Çünkü Kombu çok asitli bir içecektir. 

Kombu çayı, ağız yoluyla alındığında çoğu yetişkin için güvensizdir. Mide sorunları, maya enfeksiyonları, alerjik reaksiyonlar, sarılık, bulantı, kusma, baş-boyun ağrısı ve ölüm gibi yan etkilere neden olabilir. Kombu çayı, özellikle evde yapılanda, mikropsuz bir ortamı korumak zor olduğu için mantar (Aspergillus) ve bakteriler (şarbon) ile kontamine olabilir. İran’da, 20 kişi kombu çayını almaktan şarbon enfeksiyonlarına düçar oldu. Bu çay, HIV / AIDS hastaları gibi, bağışıklık sistemlerinin zayıflamış olduğu insanlarda, enfeksiyona yakalanma olasılığının yanı sıra, kurşun kaplanmış bir seramik kapta hazırlandığında da . Kombu çayının içilmesi sonrasında kurşun zehirlenmesi bildirilmiştir.

Özel Önlemler ve Uyarılar: 

Gebelik ve emzirme: Kombucha çayı hamilelik ve emzirme döneminde güvenli değildir. Güvenli tarafta kalın ve kullanmayın.

Kombu çayı alkol içerir. Sadece bu problemden dolayı dahi kaçınmamız gerekmez mi?.

Şeker hastalığı: Kombu çayı diyabetlilerde kan şekeri düzeylerini etkileyebilir. Düşük kan şekeri belirtileri için (hipoglisemi) ve şeker hastasıysanız ve kombu çayınızı kullanıyorsanız kan şekerinizi dikkatle izleyin.

İshal: Kombu çayı kafein içerir. Kombu çayındaki kafein, özellikle büyük miktarlarda alındığında, ishalı kötüleştirebilir.

Cerrahi: Kombu çayı kan şekeri düzeylerini etkilediği için cerrahi sırasında ve sonrasında kan glikozunun kontrolüne müdahale edebileceği yönünde bir endişe var. Tarifeli bir cerrahiden en az 2 hafta önce kombu çayını kullanmayı bırakın.

Zayıf bağışıklık sistemi: Çeşitli nedenlerden dolayı zayıflamış bir bağışıklık sisteminiz varsa, kombu çayını kullanmayın. Kombu çayı, ciddi enfeksiyonlara neden olabilecek bakteri ve mantar gelişimini destekleyebilir

Kombu, siyah çay ile yapılan, gazlı ve tatlı bir içecektir. Birçok kişi saç dökülmesinden kansere ve AIDS’e kadar birçok sağlık problemini hafifletmeye veya önlemeye yardımcı olduğunu söylüyor. Bu iddiaları desteklemek için hiçbir bilimsel delil ortaya konamıyor, ancak bu içeceğin çok az bazı unsurları sizin için iyi olabilir. Bu iyilikler sizi aldatmasın.

Kombu çayı yapmak, bakterilerin içeceğiniz bir sıvıda yetişmesine izin verir. Bakterilerin çoğu probiyotik olarak kabul edilir, ancak eğer düzgün bir şekilde hazırlanmazsa, bu içki zararlı bakteri veya küf geliştirebilir.

1990’ların ortalarından beri, birkaç hastalık vakası ve bunu içen insanlarda en az bir ölüm bildirildi. Aileler arasında karaciğer sorunları, laktik asidoz (vücutta laktik asit birikmesi), alerjik reaksiyonlar ve mide bulantısı tesbit edildi.

Consumer Reports (Kâr Amacı Gütmeyen Ürün Araştırma Grubu), kontaminasyon riski ve faydaların kanıtının azlığı nedeniyle içmeyi önermemektedir.

Kombu çayı maya ve bakterilerin birkaç çeşidinin şekerle birlikte siyah çaydan fermente edilmesiyle yapılır. Aslında mantar olmasa da, maya ve bakterilerin kolonisine kombucha mantarı denir. Ortaya çıkan çay, kanser, otoimmün bozukluklar ve yaşlanma gibi ciddi koşullar için her derde deva olarak lanse edildi, ancak bu iddiaların bilimsel bir kanıtı yok. Bununla birlikte, Kombu çayının ölüm dahil olmak üzere ciddi yan etkileri hakkında kanıtlar vardır.

Son zamanlarda Kombu çay tüketen insanlarda, vücutta anormal yüksek miktarda asitten ötürü yaşamı tehdit eden bir durum olan ciddi asidozun raporları çok oldu. 1995’te, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, iki ay boyunca günlük yaptıkları gözlemlerde kombu çayını içtikten sonra iki kadının şiddetli asidoz ile hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Kadınlardan biri öldü, diğerinin kalbi durdu ancak iyileşti. 22 yaşındaki bir HIV pozitif erkek, laktik asidoz ile başvurdu ve kombu içtikten sonra 15 saat içinde öldü, (2009’da yayınlanan “Yoğun Bakım Dergisi Dergisi”den).

Karaciğer hasarı

Karaciğer hasarı kombucha içmekle ilişkili bir diğer yan etki. Ölümle sonuçlanan karaciğer yetmezliğinin nadir olması nadiren de olsa imkansız değildir. Asidoz gelişen ve kombucha çayını tükettikten kısa bir süre sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki genç de karaciğer yetmezliği geçirdi. Daha yaygın olarak, Amerikan Kanser Derneği’ne göre, kombucha içenlerde sarılık olarak karaciğer hasarı oluşur. Sarılık içeri girdikçe, cildiniz sarıya dönmeye başlar, genellikle gözleriniz ve tırnağınız sarı renk olur.

Kurşun zehirlenmesi

Kurşun zehirlenmesi, kombucha tüketiminin başka bir riskidir, çünkü çay sık sık yapılan şeklidir. Amerikan Kanser Derneğine göre, eğer çay, seramik, kurşun kristal veya boya içeren bir tencerede demlendi ise, asitli çay potadan toksik kurşun emer. Kurşun zehirlenmesinin çok çeşitli semptomları vardır ve teşhis edilmesi zordur, bu nedenle, kurşuna maruz kalmış olabileceğinden şüpheleniyorsanız hemen bir doktora başvurmalısınız.

İnsanlar, probiyotikler için Kombu çayı içiyor, çünkü antioksidanlar gibi bir dizi sağlık faydası sağladığına inanıyorlar. Şu anda genel olarak probiyotikler çok popüler, çünkü halk “bağırsak” ve orada yaşayan sağlıklı bakterilerin bakımıyla ilgili daha fazla bilgi sahibi oluyor.

Çeşitli bilimsel kaynaklardan toparladığımız bu bilgiler ışığında GİMDES Kombucha(KOMBU) çayına Helal ve Tayyib Sertifikası vermemektedir.

Kaynak:

https://www.webmd.com/diet/the-truth-about-kombucha
https://www.livestrong.com/article/120229-kombucha-tea-side-effects/
http://www.gidaraporu.com/sorular-cevaplar-bes_g.htm

]]>
http://www.helalmutfak.org/kambukambucha-cayi-nedir-helal-mi-saglikli-mi/feed 0
HELAL VE TAYYİB HAYAT İÇİN PLASTİKSİZ EV! http://www.helalmutfak.org/helal-ve-tayyib-hayat-icin-plastiksiz-ev http://www.helalmutfak.org/helal-ve-tayyib-hayat-icin-plastiksiz-ev#respond Sun, 22 Apr 2018 12:06:26 +0000 http://www.helalmutfak.org/?p=1019 “Haram olan her şey, içki gibi sarhoş etseydi, kimin ayık kimin sarhoş olduğunu işte o zaman anlayabilirdik.”

Plastiklerin Yapımında Ku“Haram olan her şey, içki gibi sarhoş etseydi, kimin ayık kimin sarhoş olduğunu işte o zaman anlayabilirdik.”

Plastiklerin Yapımında Kullanılan BPA Kimyasalının Polikarbonat saklama kap ve şişelerden insanların vücuduna geçtiği tespit edildi.

ABD’de Harvard School of Public Health (HSPH) Kurumsal sitesinde “Acil Duyuru” notu ile 21 Mayıs 2009 günü yukarıdaki başlıkla bir yazı yayınlandı.

Bu risklerden bazıları şöyle sıralanıyor:


-BPA’ya maruz kalmış anne karnındaki ceninlerde, yeni doğmuş bebeklerde ve çocuklarda büyüme ve davranış bozuklukları ortaya çıkıyor.
– Polikarbonattan mamül plastik şişe ve ambalajlardan tüketilen su ve gıda maddeleriyle birlikte vücudumuza giren BPA maddesi prostat, beyin gelişimi, kalp hastalıkları, karaciğerde enzim bozuklukları ve diyabet hastalıklarına sebep oluyor.
– Polikarbonat bebek biberonlarla beslenen çocuklar erken cinsel olgunlaşmaya maruz kalıyor.
– Sperm üretiminde ciddi bir düşüşe sebep oluyor. Çünkü ne ilginçtir ki; BPA maddesi vücutta östrojen hormonunu taklit ediyor ve kadınlık hormonuna dönüşüyor!
-Erişkinlerde göğüs kanseri riski oluşturuyor.

Bahsettiğimiz araştırmlar sonucunda plastiklerin insan sağlığına ne denli zararlı olduğunu görüyoruz. Ölümcül hastalıklara davetiye çıkarmaktansa plastiksiz bir yaşam için tüketimimizdeki alışkanlıkları değiştirmek çok daha mantıklıdır. Peki Plastiksiz bir yaşam mümkün mü?

Daha sağlıklı bir yaşam için bazı öneriler;

Her anne gibi çalışan annelerde çocuklarını kendi sütleriyle beslemek ister. Bu sebepten süt sağma makinalarının kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Bu malzemeler artık anne babaların vazgeçilmezi haline dönüşmüştür. Ancak çoğu plastikte olduğu gibi bu makinalarda da yüksek oranda BPA bulunmaktadır. Piyasada bulunan plastik biberonların yüzde 95’i BPA içeriyor. Araştırmacılar, rast gele alınan farklı marka plastik biberonu ısıttıktan sonra, bu biberonların sağlığa zararlı olacak miktarda BPA ortaya çıkardığını belirledi

Biberon ve gıda saklama kapları satın alırken dikkat etmemiz gerekir. Anne babalara bunları kullanmamalarını tavsiye edebiliriz. Veya BPA’sız yazan ürünler tercih edilmelidir. En sağlıklısı cam ürünleri kullanmaktır.

Her mutfakta gereğinden fazla bulunan plastik kaplarında yüksek sıcaklıktaki gıdaları uzun süre bekletmek sakıncalıdır. Çünkü artan sıcaklıkla birlikte BPA’nın yiyeceklere geçmesi hızlanır ve bekleme zamanı ile doğru orantılı olarak artar. Ayrıca aşınmış plastiklerde bu durum daha vahim bir hal kazanır. Mutfağımızda cam malzemeleri tercih etmek daha doğru bir tutum olacaktır. Buzluğumuzda plastik saklama kapları yerine paslanmaz çelik veya cam kaplar kullanılması uygun olur.

Konserveler yerine, taze mevsimine uygun yiyecekler yiyerek BPA’dan korunmanın yanında daha az sodyum alırsınız.

Alışverişlerimizde naylon poşet yerine kumaş poşetler veya kese kağıtları kullanarak daha sağlıklı bir yaşam için adım atmış oluruz.

Polikarbonattan yapılmış plastik şişe ve damacanalardan uzak durmalıyız. Özellikle çok kullanılmış ve hasarlı olanları sağlığımız için daha zararlı hale gelir. Bunların yerine cam şişeler tercih edilmelidir.

Ofislerde, okullarda oldukça yaygın kullanılan plastik bardaklar yerine seramik ve ya cam bardaklar tercih edilebilir.

Ekmek et sebze doğramak için kullandığımız plastiklere özellikle dikkat etmemiz gerekir. Aşınmış plastik doğrama tahtaları mikroorganizmaların üremesi için uygun bir ortam haline dönüşmüş olur. Ahşap doğrama tahtaları kullanılarak hem mikrrorganizmaların zararlı etkisinden hem de BPA’nın zararlı etkisinden korunmuş oluruz

Bulaşıkta ve banyoda doğal süngerler tercih edilmelidir.

Diğer bir önemli konu ise oyuncaklar. Çocukların sağlığı için tahtadan üretilmiş oyuncaklar tercih edilmelidir.Böylece çocuklarımız BPA’nın zararlı etkisinden korunmuş olur.

Plastik içeren su ısıtıcılarını hayatımızdan çıkarmak doğru bir adım olacaktır. Su ısıtıcılarının yapımında kullanılan BPA’nın kaynayan suya geçişi daha fazla olacaktır. llanılan BPA Kimyasalının Polikarbonat saklama kap ve şişelerden insanların vücuduna geçtiği tespit edildi.

ABD’de Harvard School of Public Health (HSPH) Kurumsal sitesinde “Acil Duyuru” notu ile 21 Mayıs 2009 günü yukarıdaki başlıkla bir yazı yayınlandı.

Bu risklerden bazıları şöyle sıralanıyor:

-BPA’ya maruz kalmış anne karnındaki ceninlerde, yeni doğmuş bebeklerde ve çocuklarda büyüme ve davranış bozuklukları ortaya çıkıyor.
– Polikarbonattan mamül plastik şişe ve ambalajlardan tüketilen su ve gıda maddeleriyle birlikte vücudumuza giren BPA maddesi prostat, beyin gelişimi, kalp hastalıkları, karaciğerde enzim bozuklukları ve diyabet hastalıklarına sebep oluyor.
– Polikarbonat bebek biberonlarla beslenen çocuklar erken cinsel olgunlaşmaya maruz kalıyor.
– Sperm üretiminde ciddi bir düşüşe sebep oluyor. Çünkü ne ilginçtir ki; BPA maddesi vücutta östrojen hormonunu taklit ediyor ve kadınlık hormonuna dönüşüyor!
-Erişkinlerde göğüs kanseri riski oluşturuyor.

Bahsettiğimiz araştırmlar sonucunda plastiklerin insan sağlığına ne denli zararlı olduğunu görüyoruz. Ölümcül hastalıklara davetiye çıkarmaktansa plastiksiz bir yaşam için tüketimimizdeki alışkanlıkları değiştirmek çok daha mantıklıdır. Peki Plastiksiz bir yaşam mümkün mü?

Daha sağlıklı bir yaşam için bazı öneriler;

Her anne gibi çalışan annelerde çocuklarını kendi sütleriyle beslemek ister. Bu sebepten süt sağma makinalarının kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Bu malzemeler artık anne babaların vazgeçilmezi haline dönüşmüştür. Ancak çoğu plastikte olduğu gibi bu makinalarda da yüksek oranda BPA bulunmaktadır. Piyasada bulunan plastik biberonların yüzde 95’i BPA içeriyor. Araştırmacılar, rast gele alınan farklı marka plastik biberonu ısıttıktan sonra, bu biberonların sağlığa zararlı olacak miktarda BPA ortaya çıkardığını belirledi

Biberon ve gıda saklama kapları satın alırken dikkat etmemiz gerekir. Anne babalara bunları kullanmamalarını tavsiye edebiliriz.Ve ya BPA’sız yazan ürünler tercih edilmelidir. En sağlıklısı cam ürünleri kullanmaktır.

Her mutfakta gereğinden fazla bulunan plastik kaplarında yüksek sıcaklıktaki gıdaları uzun süre bekletmek sakıncalıdır. Çünkü artan sıcaklıkla birlikte BPA’nın yiyeceklere geçmesi hızlanır ve bekleme zamanı ile doğru orantılı olarak artar. Ayrıca aşınmış plastiklerde bu durum daha vahim bir hal kazanır. Mutfağımızda cam malzemeleri tercih etmek daha doğru bir tutum olacaktır. Buzluğumuzda plastik saklama kapları yerine pazlanmaz çelik veya cam kaplar kullanılması uygun olur.

Konserveler yerine, taze mevsimine uygun yiyecekler yiyerek BPA’dan korunmanın yanında daha az sodyum alırsınız.

Alışverişlerimizde naylon poşet yerine kumaş poşetler veya kese kağıtları kullanarak daha sağlıklı bir yaşam için adım atmış oluruz.

Polikarbonattan yapılmış plastik şişe ve damacanalardan uzak durmalıyız. Özellikle çok kullanılmış ve hasarlı olanları sağlığımız için daha zararlı hale gelir. Bunların yerine cam şişeler tercih edilmelidir.

Ofislerde, okullarda oldukça yaygın kullanılan plastik bardaklar yerine seramik ve ya cam bardaklar tercih edilebilir.

Ekmek et sebze doğramak için kullandığımız plastiklere özellikle dikkat etmemiz gerekir. Aşınmış plastik doğrama tahtaları mikroorganizmaların üremesi için uygun bir ortam haline dönüşmüş olur. Ahşap doğrama tahtaları kullanılarak hem mikrrorganizmaların zararlı etkisinden hem de BPA’nın zararlı etkisinden korunmuş oluruz

Bulaşıkta ve banyoda doğal süngerler tercih edilmelidir.

Diğer bir önemli konu ise oyuncaklar. Çocukların sağlığı için tahtadan üretilmiş oyuncaklar tercih edilmelidir.Böylece çocuklarımız BPA’nın zararlı etkisinden korunmuş olur.

Plastik içeren su ısıtıcılarını hayatımızdan çıkarmak doğru bir adım olacaktır. Su ısıtıcılarının yapımında kullanılan BPA’nın kaynayan suya geçişi daha fazla olacaktır.

]]>
http://www.helalmutfak.org/helal-ve-tayyib-hayat-icin-plastiksiz-ev/feed 0