GİMDES GÖNÜLLÜLERİ MALTEPE SAHİLİNDE PİKNİKTE BULUŞTU
Birgül ARSLAN (GİMDES Hanımlar Kurulu Başkanı)

GİMDES Gönüllüleri, hanımlara özel düzenledikleri anlamlı bir piknik organizasyonuyla Maltepe sahilinde bir araya geldi. 12 Eylül 2026 Cumartesi seçkin katılımcılar arasında neşeli ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.
Helal ve Tayyib İkramlar Eşliğinde Samimi Sohbetler
Gönüllüler arasında tanışmak, muhabbet etmek ve gönül köprüleri kurmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, tamamen GİMDES sertifikalı ürünlerle hazırlanan helal ve tayyib ikramlıklar paylaşıldı. 15 yaş üzeri yetişkin hanımlara yönelik ve ücretsiz olarak gerçekleştirilen programda, katılımcılar birlikte vakit geçirmenin tadını çıkardı.
Birlikte yenen lezzetli ikramların ardından program kapsamında Çamlıca Helal Market yetkililerinden aramıza katılan Merve H anım Dünya Helal Marketlerin işleyişlerinden ve bu marketlerin tamamen helal gıda bilincinin artması için atılan bir adım olduğundan bahsetti . Yeni sertifika almış olan Muvellıa firmasından Hanife hanım hem ürünlerini tanıtıp hemde ikramlarda bulundular.
GİMDES İstanbul ekibinin katılımcıların merak ettiği soruları yanıtladığı ve sıcak paylaşımların yapıldığı buluşma, misafirlere Hüseyin Kami Büyüközer hocamızın eserlerinin hediye edilmesi ile tamamlandı
OKUL KANTİNLERİNDE ÇOCUKLARIMIZ İÇİN HELAL GIDA VAR MI?.
Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer

Okullar açıldı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da okula giden evlatlarımızın eğitimini ve başarılı olmalarını konuşuyoruz. Peki, çocuklarımızın ne yediğini, ne içtiğini konuşuyor muyuz?
Başta okul yöneticileri olmak üzere; okul aile birlikleri, öğrenci velileri ve sevgili eğitimciler… Okullarda sunulan yemekler, kantinlerde satılan yiyecek ve içecekler helal ve tayyib mi? Yeni eğitim-öğretim döneminde bu konuyu hiç düşünüyor muyuz?Çocuklarımızın helal ve tayyib gıdalarla beslenmesi hepimizin sorumluluğudur.
Yurdumuzda ilk ve ortaöğretimin yeni bir ders yılına başladığı bugünlerde; istikbalimizin teminatı, göz bebeğimiz olan çocuklarımızın okul kantinlerinde ve yemekhanelerinde maruz kalabilecekleri sağlıksız ve geleceklerine yönelik tahribatlar yapabilecek tehlikeli beslenme koşullarına karşı hep birlikte dikkatli olalım.Çocuklarımızı bu kötü şartlardan korumak için yapılması gereken hususlara lütfen hep birlikte gereken hassasiyeti gösterelim.
GİMDES olarak, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu eğitim-öğretim döneminin başında da gerekli uyarılarımızı yapmayı ve kamuoyunun dikkatini bu önemli konuya çekmeyi sorumluluk olarak görüyoruz. Bu yıl da değişen şartlar çerçevesinde uyarılarımızı yeniden hatırlatarak, konuya dikkat çekmek istiyoruz.
2026-2027 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde yaklaşık 17 ila 18 milyon arasında öğrenci ders başı yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) güncel verileri ve eğitim sendikalarının resmi raporları doğrultusunda; Türkiye genelindeki resmi ve özel okullarda toplam öğrenci sayısı 17-18 milyon civarındad
ır. Ülke genelinde MEB’e bağlı toplam okul sayısı 74 bin 40 olup, bu okulların 59 bin 336’sı devlet okulu, 14 bin 700’ü ise özel okul olarak faaliyet göstermektedir. Ayrıca Türkiye genelindeki toplam aktif kantin sayısının da yaklaşık 28 bin civarında olduğu bilinmektedir.
Uzun yıllar boyunca Millî Eğitim Bakanlığının okul kantinleriyle ilgili kapsamlı bir yönetmeliği bulunmuyordu. Nihayet, birçok sivil toplum kuruluşuyla eş zamanlı olarak yaptığımız ikazların da etkisiyle, 2007 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okul kantinleriyle ilgili bir düzenleme yapıldı.
Böylece, her yıl birçok okul kantininde satılan yiyeceklerden kaynaklanan zehirlenmelerin ve öğrencilerin sağlıksız beslenmesine neden olan ürünlerin satışının önüne geçilmesi; ayrıca kantinlerde satılan yiyecek ve içeceklerin tetiklediği çocukluk çağı obezitesi, diş çürükleri ve gelişme geriliği gibi sağlık sorunlarının azaltılması yönünde önemli bir adım atılmış oldu.
Çocuklarımızın okul dönemindeki beslenmelerini ve bu beslenmede önemli bir konuma sahip olan okul kantinlerinin durumunu mutlaka gözden geçirelim.Çocuklarımızın beslenmesi konusunda güvenerek emanet ettiğimiz okul kantinlerinin; kontrolsüz, kalitesiz ve daha da önemlisi, sağlıksız ve inançlarımıza uygun olmayan ürünlerin satıldığı mekânlar hâline geldiği, hepimizin farkında olması gereken ciddi bir durumdur.
Kola ve gazlı içeceklerin, hazır meyve sularının, cips ve kalorisi yüksek yiyeceklerin ilköğretim ve ortaöğretim okullarının kantinlerinde Bakanlıklar nezdinde yasaklanmış olmasına rağmen, geçtiğimiz yıllarda bu yasakların yer yer uygulanamadığı görülmüştür.
Gerek anne ve babaların duyarsızlığı, gerek öğretmen ve okul yönetimlerinin ilgisizliği, gerekse bazı kantin işletmecilerinin eski sömürü düzenlerini devam ettirme hırsları sebebiyle; göz bebeğimiz olan evlatlarımız, göz göre göre kantinlerde satılan sağlıksız, hatta hastalıklara davetiye çıkaran ve daha da önemlisi, çoğunluğu Müslüman ailelerin çocukları olmaları hasebiyle dinî inançlarına aykırı olabilecek gıdaları tüketmek durumunda bırakılmıştır.
Okul çocuklarının beslenmesinde şu sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat edilmelidir:
• Besin çeşitliliğinin sağlanması,
• Sağlıklı vücut ağırlığının korunması,
• Lif ve selüloz bakımından zengin gıdaların tüketilmesi,
• Yağ ve şeker tüketiminin sınırlandırılması,
• Vitamin ve minerallerin yeterli düzeyde alınması,
• Tüm gıdaların helal ve tayyip şartlara uygun olması.
Bilinçsiz beslenme, sağlıksız nesillerin yetişmesine neden olabilir. Kalp hastalıkları, bazı kanser türleri, alerjik rahatsızlıklar ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi pek çok ciddi sağlık sorununun temeli çocukluk döneminde atılabilmektedir. Ayrıca, katkı maddeleri içeren bazı ürünlerin aşırı tüketimi çocuklarda çeşitli davranışsal sorunlarla ilişkilendirilebilmektedir.
Bu nedenle çocuklarımıza daha küçük yaşlardan itibaren düzenli ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmak gerekir. Beslenme eğitimi ne kadar erken başlarsa, çocuğun sağlıklı gelişimi, zekâ düzeyi, bağışıklık sistemi ve güzel huyluluk da o denli güçlenir.
Anne ve babalarımıza, çocuklarını seviyor ve onların sağlığını önemsiyorlar-sa, geçmişte olduğu gibi yine beslenme çantalarını tercih etmelerini öneriyo-ruz.Çalışan anneler de ev hanımı anneler de çocuklarının beslenme çantasında yeterli ve sağlıklı bir yiyecek çeşitliliği sağlamaya özen göstermelidir. Burada annenin ilgisi ve bilinç düzeyi çok önemlidir. Çocuklarımızı mümkün mertebe okul kantinlerinin cazibesinden uzak tutmak ve sağlıklı beslenmelerini desteklemek için beslenme çantasındaki çeşitliliğe önem vermelidirler.
Beslenme çantalarını hazırlamaktan asla üşenmemelisiniz.Öncelikle bilerek veya bilmeyerek yapmaya devam ettiğimiz ve bize dayatılmış “Sağlıksız Yaşam Tarzı”nın bir uzantısı olan “Sağlıksız Beslenme” alışkanlıklarımızı evlerimizde ve okullarımızda artık terk etmeliyiz. Bilinçsiz tüketim alışkanlıklarımızın sağlığımıza ve dinî hayatımıza zarar verebileceğini unutmayalım.
Unutmayalım ki bu konuda hepimiz mesuluz. Peygamberimiz(sav) efendimizin hadisi gözlerimizin önünden bir an dahi gitmemelidir (Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz) [Müslim]
BU SEFER: GİMDES MÜSLÜMAN ÇOCUK LAR FESTİVALİ 24-25 EKİM’DE!
Dr. Hüseyin Kami Büyüközer-M Zeki Aygur

GİMDES, Nisan ayında Bağcılar’da düzenlediği Helal Yaşam Etkinlikleri Festivali’ni bu kez çocuk ve aile odağıyla yeniden düzenliyor. Etkinliklerin 24-25 Ekim 2026’da gerçekleştirilmesi planlanıyor.Nisan ayında iki gün boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Helal Yaşam Etkinlikleri Festivali, bu yıl ikinci kez kapılarını açıyor. Bu seferki festivalin ana teması çocuklar ve aile olacak.
25 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek festivalde helal gıda ve helal yaşam bilincinin en küçük yaştan itibaren kazandırılması hedefleniyor. Program; çocuklara ve hanımlara yönelik atölyeler, konuşmacıların katılacağı seminerler, yarışmalar ve hediye dağıtımlarından oluşuyor.
Neden çocuklar?
Helal bilinci, ailenin sofrasında ve çocuğun ilk alışkanlıklarında şekilleniyor. GİMDES, sertifikasyon ve denetim faaliyetlerinin yanında bu bilincin toplumda kök salması için eğitim ve kültür çalışmalarına ağırlık veriyor. Festivalin bu yılki çocuk odağı da bu yaklaşımın bir devamı niteliğinde.
Çocuklar ve aileler için tasarlanan eğitici, kültürel ve etkileşimli faaliyetler; eğitim, gıda, giyim, oyuncak, kitap, teknoloji, sağlık ve helal yaşam tarzı alanlarındaki markalar için de büyüyen tüketici pazarıyla doğrudan buluşma imkânı sunuyor.
Atölye programı
Festival, GİMDES Hanımlar Kurulu’nun eğitim programıyla birlikte yürüyecek. Kurul Başkanı Birgül Arslan’ın koordinasyonunda planlanan takvimde yer alan bazı başlıklar şöyle:
Turşu Atölyesi, Ağrı Kesici Krem Atölyesi, Waffle Atölyesi, Yaş Pasta Atölyesi, Kadın Sağlığı Eğitimi, Helal Lokma Semineri, Ekşi Maya Ekmek Atölyesi, Boyama Atölyesi, Koku Atölyesi, Pizza Atölyesi gibi etkinlikler yer alacak.
Bu yılın Nisan ayında Bağcılar Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen festivalde GİMDES, Dünya Helal Vakfı, Helal Denetim Merkezi, World Halal Council ve HDM Sultangazi’nin yanı sıra çok sayıda sertifikalı marka yer aldı. Çocuklar için oyun atölyesi, pasta atölyesi, karikatür boyama ve şiir-ilahi programları düzenlendi.
Katılım ve iş birliği
Sergi ve sponsorluk başvuruları açıldı. Erken kayıt yapan firmalar indirimlerden ve etkinlik öncesi tanıtım avantajlarından — sosyal medya görünürlüğü ile e-posta pazarlama desteği de dâhil yararlanabilecek.
Festivalin yeri, saat aralığı ve kesinleşen konuşmacı listesi ilerleyen haftalarda duyurulacaktır.
GİMDES GÖNÜLLÜLERİ PİKNİK’TE BULUŞUYOR!
Birgül ASLAN(GİMDES Hanımlar Kurulu Başkanı)
Çayımızın deminde sohbeti, soframızda helal ve tayyib bereketini paylaşıyoruz.
Helal ve tayyib yaşam bilincini paylaşmak, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek amacıyla düzenlediğimiz piknik etkinliğinde bir araya geliyoruz!
Hanımlara özel olup, kontenjanla sınırlıdır. Kayıt gerekmektedir.
Yer: Maltepe Sahil
Tarih: 12 Eylül 2026, Cumartesi / 1 Rebiulâhir 1448
Saat: 10.00
Bilgi ve kayıt : 0541 727 78 98
GİMDES HANIMLAR KURULU 2026/2027 MERKEZ EĞİTİM PROGRAMI
Birgül Arslan GİMDES Hanımlar kurulu Başkanı
2026 Ekim :
Hanımlara yönelik Turşu Atölyesi
2026 Kasım:
Hanımlara yönelik Ağrı Kesici Krem Atölyesi
Çocuklara yönelik Waffle Atölyesi
2026 Aralık:*
Hanımlara yönelik Yaş Pasta Atölyesi
*2027 Ocak:
Hanımlara yönelik Kadın Sağlığı Eğitimi
Çocuklara yönelik Jelibon Atölyesi
2027 Şubat
Hanımlara yönelik Psikoloji de sınırlar ve helal lokma semineri
2027 Mart:*
Hanımlara yönelik Ekşi Maya Ekmek Atölyesi
Çcocuklara yönelik Boyama Atölyesi
2027Nisan:
Hanımlara yönelik Doğal, helal ve organik semineri
2027Mayıs:
Hanımlara yönelik Koku Atölyesi
Çocuklara yönelik pizza Atölyesi
*Haziran:* Kahvaltı Programı
Hadislerle Helal Gıda Özelinde Duygular semineri
HER GÜN YEDİĞİMİZ GÜNLÜK EKMEĞİMİZ!
Dr. Hüseyin Kami Büyüközer

Türkiye yaşamında ekmek eşsiz bir yere sahiptir. Gelir, kültür ve din engellerini aşan, neredeyse her sofrada bulunan birkaç yiyecekten biridir. Milyonlarca aile için sadece bir kolaylık değil, günlük beslenmeyi sağlayan uygun fiyatlı bir temel gıdadır. Türkiye ortalama olarak kişi başına günde yaklaşık üç dilim ekmek tüketmektedir.
Ancak çok az kişi her bir somun ekmeğin ardındaki olağanüstü yolculuğu düşünür. Türkiye’nin fırıncılık sektörü, ülke genelindeki hanelerin ihtiyaçlarını karşılamak için her
gün yaklaşık yedi milyon somun ekmek üreten, ülkenin en gelişmiş gıda üretim sektörlerinden biri haline gelmiştir.
Modern fırınlar, her gün milyonlarca somun ekmek üretmek için gelişmiş otomasyonu, sıkı kalite sistemlerini ve yüksek vasıflı personeli bir araya getiriyor. Stratejik olarak konumlandırılmış nispeten az sayıda tesisten, geniş dağıtım ağları, her sabah taze ekmeğin ülke genelindeki süpermarketlere, mahalle bakkallarına ve kırsal topluluklara ulaşmasını sağlıyor. Bu, olağanüstü boyutlarda bir lojistik başarıdır.
TUSAF (Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu) ve GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği), Türkiye’deki gıda sektörü, güvenliği ve standartları bağlamında ortak paydada buluşan iki farklı sivil toplum kuruluşudur.
Sektörün inovasyona ve gıda güvenliğine yaptığı sürekli yatırım da aynı derecede dikkat çekicidir. Son dönemdeki gelişmeler, Türkiye’nin fırıncılık sektörüne duyulan güveni göstermektedir. Bu sahada yatırımlar, yüksek kalite ve verimlilik standartlarını korurken artan tüketici talebine yanıt olarak gelişmeye devam eden bir sektörü yansıtmaktadır.
Disiplinli üretim uygulamaları, titiz kalite güvencesi ve kabul görmüş standartlara bağlılık sayesinde, tüketiciler satın aldıkları her ekmeğin sağlıklı, tutarlı ve güvenli olmasını beklemektedir.
Müslüman tüketiciler için güven, kalite ve gıda güvenliğinin ötesine uzanmaktadır. Helal sertifikası, içeriklerin, işleme yardımcılarının, ayırıcı maddelerin, enzimlerin, emülgatörlerin ve üretim sistemlerinin İslami diyet kanunlarının gerekliliklerine uygun olduğunu garanti eder. Gıda teknolojisi gelişmeye devam ederken ve formülasyonlar giderek karmaşıklaşırken, bağımsız Helal doğrulaması, tüketici güvenini güçlendiren önemli bir güvence haline gelmiştir.
Uzun yıllardır GİMDES ve TUSAF dürüstlük, şeffaflık ve tüketici güvenine olan ortak bağlılık üzerine kurulu, uzun soluklu ve yapıcı bir ilişki sürdürmektedir. Türkiye fırıncılık sektörünün çıkarlarını ilerletmeye devam ederken, GİMDES de güvenilir Helal sertifikasyonu, teknik rehberlik ve sürekli katılım yoluyla bu çabaları tamamlayarak, kalite, gıda güvenliği ve Helal uyumluluğunun karşılıklı olarak birbirini güçlendiren hedefler olmasını sağlamaktadır.
Bugün GİMDES, un değirmenleri, fırınlar, ev sanayileri, turta üreticileri, pizzacılar ve restoranların yanı sıra fırıncılık malzemeleri, gıda aromaları, katkı maddeleri, bisküvi, atıştırmalık ve şekerleme üreticileri de dahil olmak üzere gıda değer zincirinin tamamında binlerce işletmeyi sertifikalandırmaktadır. Birlikte, ham maddelerin tedarikinden tüketicilerin sofralarına ulaşan nihai ürünlere kadar kesintisiz bir güven zincirini sürdürmektedirler. Ülkenin en temel hizmetlerinden birini her gün sessizce yerine getiren ve Türkiyenin günlük ekmeklerini güvenle, kalite ve itimatla tüketmeye devam etmelerini sağlayan bir sektörün özverisini takdir ediyoruz.
Ekmek uzun zamandır geçim ve bereketin sembolü olmuştur. Onu üretmekle görevlendirilenler, ticaretin ötesine uzanan bir sorumluluk taşırlar. Bu, topluma bir hizmettir. Aynı şekilde, GİMDES de bağımsız Helal sertifikasyonu yoluyla topluma hizmet etmeye ve tüketicilerin her bir somun ekmeğe duyduğu güveni ve itimatı korumak için fırıncılık sektörüyle birlikte çalışmaya kararlıdır.
Ekmek, bir tarafıyla ait olduğu toplumun kültürünü ve geleneğini yansıtırken, diğer tarafıylada emeği ve kutsallığı ifade etmektedir. Kültürel değerler kadar Ekonominin de önemli bir parçasını oluşturmakta olan ekmek; halkımızın her dönem en temel besin kaynaklarından da biri olagelmiştir.
Beslenmemizin temel taşlarından biri olmasının yanında, hem ekonomik bir olgu Hem de kültürel bir değer olması ekmeğin ülkemizde önemli bir yerde konumlanmasına sebep olmaktadır. Bunedenle üretim, dağıtım ve tüketimin her aşamasında yoğun bir ekonomik faaliyet içeren ve başlı başına büyük bir hacim oluşturan ekmekçilik sektörünü genel görünümünün sağlıklı bir şekilde ortaya çıkarılması önem arz etmektedir.
Ne var ki ülkemizdeki ekmek ve ekmekçilik sektörü ile ilgili elimizde kapsamlı ve güncel, bilgi ve veri bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sektör olarak ülkemiz ekonomisi için böylesine önemli bir yer tutan ekmekçilik hakkındaki sorunların, üretim ve tüketimdeki beklentiler ışığında ele alınması zorunlu hale gelmiştir. Bu konudaki eksikliği gidermek için, sektörle ilgili kapsamlı bir araştırma yaptırılarak, Sektörün üreticiler açısından talep ve beklentilerinin tespiti hedeflenmiştir.
Genel olarak işletmelerin üye oldukları kurumlar, üretim ve pazarlama durumları, ekmek israfı, fırın ruhsatı, haksız rekabet, kalifiye sorunlarının tespiti analiz amaçlanmış olup; ekmek üreticisinin beklentilerine ve çözüm önerilerine yer verilmiştir.
BU DEFA MÜJDELER OLSUN DEMEDEN ! İKİNCİ İLK GİMDES ONAYLI JELATİN ÜRETİLDİ!
Dr. Hüseyin Kami Büyüközer-Menaf Yıldız

Müslümanların kanayan yaralarından bir tanesi olan Jelatin; çoçukların sevdiği jelibonlarda. şekelemelerde, tatlılarda, yoğurtlarda ilaç kapsüllerinde , kremlerde, birçok kozmetik üründe, ilaç sanayiinde yaygın kullanılan bir katkı maddesidir. Genellikle sığır, domuz veya balık gibi ürünlerin deri, kemik ve kıkırdaklarında üretilen bir aminoasittir , ayrıca doku tamiri, kemik eklem sağlığını destekleyen ve kas oluşumunu sağlayan çok faydalı bir proteindir. Sağlık açısından her ne kadar faydalı olsada dünyada jelatin üretim kaynağı olarak maalesef hala d
omuz başı çekiyor, sığırdan dahi olsa helal şartlara haiz olmayan kesimler de ciddi oranda mevcut. Bu nedenle dini hassasiyetler açısından tüketicilerin dikkat etmesi gereken bir ürün olduğunu GİMDES olarak, resmi sitelerinde, resmi dergilerinde, yayınladığı kitaplarında, halkımızı yıllardır bu konuda bilinçlendirme çalışmaları yaptık,
2008 yılında HELAL GIDA konferansı için gittiğimiz Bangkok dönüş yolunda aldığımız bir müjdeli haber olmuştu. Türkiye’de ilk kez Helal ve Tayyip şartlarda jelatin üretimi yapılacağına dair başvuru almıştık. Ne yazık ki hammaddelerde % 100 helal izlenebilirlilik sağlanamadı. GİMDES de istenen sertifikayı veremedi. Daha sonraki yıllarda başvuran firmalarda hammadelerde izlenebilirliği sağlayamadağı için sertifika alamadı.
Yıllardır Helal gıda konusunda bir çok kritik hammadenin helal şartlartlarda üretilmesine öncülük eden GİMDES, Jelatindede ilk parti bazlı üretimi ‘GEREDE JELATİN ‘ firması gerçekleştirebildi.
GİMDES’ten giden denetçiler kesimhanelerin denetimini , derilerin tabakhanede işlenmesi, kireç kuyularında derilerin olgunlaşması ve olgunlaşmış derilerden jelatinin üretilmesine dek, tüm üretim süreçlerinin başından sonuna kadar durarak ürünün hammade ve girdilerinin kontrol ve izlebilirliğine müşahit oldu. Bu denetimin neticesinde Allaha hamd olsun GİMDES onaylı ilk parti jelatin üretimine gerçekleşti. Bu tarihi adım jelatin üretiminde izlenebilirliğinin zor fakat hassasiyet gösterilirse , gayret edilirse jelatin üretimin ‘atla deve olmadığını’ gösterdi,
İnşAllah ilerki dönemlerde firmalar gayretleri ile helal jelatinin izlenebilirliğini ve sürdürebilirliği sağlarsa tam zamanlı belge de verilebilir umudunu gönlümüze yerleştirdi. Bugün , hayır niyetle atılan helal adımlar yarın neşvünema bulmasını umud eder. Bu hayırlı üretimin başından sonuna kadar gayret eden ‘Gerede jelatin ailesini’ ve denetim ekibimizi tebrik eder, gayretlerinin sadak-i cariye olmasını Rabbimizden niyaz ederiz.
GİMDES daha önce olduğu gibi bu ürünün de Helal ve Tayyip şartlarda üretilebilir olduğunu göstererek bu işe öncülük yaptı,
Bugüne kadar 17.000 den fazla ürünü sertifikalandırabildik.
Helal ve Tayyib üretim anlayışının yaygınlaşması adına atılan bu önemli adımların, hem üreticilere hem de tüketicilere örnek olmasını temenni ediyorum. GİMDES, bundan sonra da güvenilir, izlenebilir ve Helal-Tayyib üretimin yaygınlaşması için denetim ve sertifikalandırma çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir Biiznillah.
‘’Sonunda (Cennete girince) derler ki: “Bizden üzüntüyü gideren Allah’a hamd olsun! Şübhesiz ki Rabbimiz, gerçekten Gafûr (çok bağışlayan)dır, Şekûr (mükâfâtımızı fazlasıyla veren)dir.” (Fatır süresi-34)
TEKNOLOJİ VE FIKIH EKSENİNDE ENERJİ İÇECEKLERİNE NEDEN HELAL SERTİFİKASI VERİLEMEZ?
Selman NECEFOĞLU

Gıda endüstrisinin modernizasyon ve serbest piyasa koşulları altında şekillenen üretim süreçleri, helal gıda standartlarının ve fıkhi kriterlerin çok boyutlu olarak analiz edilmesini zorunlu kılmaktadır. Gıda Raporu bünyesinde yer alan teknik ve tıbbi veriler ışığında, “enerji içeceği” kategorisindeki ürünlerin formülasyon bileşenleri, toksikolojik yapıları ve fıkhi ilkeler incelendiğinde, bu ürünlere helal belgesi verilmesinin önünde hem teknik hem de şer’i engeller bulunduğu görülmektedir.1. Kritik Katkı Maddelerinin Menşe ve Kaynak Belirsizliği
Enerji içeceklerinin biyokimyasal formülasyonunda yer alan yüksek oranlı fonksiyonel bileşenlerin ham madde menşeleri, helal izlenebilirlik (traceability) kriterlerini sekteye uğratmaktadır.
• Taurin, Carnitine ve Creatine Reçetesi: Bu bileşenler organizmada doğal olarak bulunan amino asit türevleridir. Ancak endüstriyel boyutta üretimde bu maddeler sentetik olarak laboratuvarda sentezlenebildiği gibi, hayvansal dokulardan (kesim usulü İslami kriterlere uymayan hayvanlardan veya domuz gibi haram kılınmış kaynaklardan) da izole edilebilmektedir. 340 ml’lik tek bir kutuda yüksek oranlarda (örneğin 1200 mg taurin) kullanılan bu maddelerin küresel ham madde tedarik zincirindeki menşe belirsizliği, gıda güvenliği ve helal sertifikasyon ilkelerindeki “şüpheli şeylerden kaçınma” (şübehat) prensibini doğrudan ihlal etmektedir. Menşei tescil edilemeyen hayvansal kaynaklı katkı maddeleri, nihai ürünün helal tescilini fıkhen imkansız kılar.(https://www.gimdes.org/toplum-olarak-enerji-iceceklerinden-uzak-duralim.html)
2. Biyokimyasal Toksisite ve “Zarar Vermeme” (Lâ Zarara ve Lâ Dırâra) İlkesi
İslami fıkhın ve helal sertifikasyonunun temel amaçlarından biri “Nefsin ve Sağlığın Korunması” ilkesidir. Bir gıda maddesinin sadece bariz bir necis element içermemesi yetmez; aynı zamanda insana biyolojik, fizyolojik veya psikolojik olarak zarar vermemesi, yani “Tayyib” vasfına sahip olması gerekir.
• Kardiyovasküler ve Nörolojik Riskler: Klinik araştırmalar; yüksek orandaki sentetik kafein, guarana (yüksek yoğunluklu bitkisel kafein), inositol ve glukoronolakton kombinasyonunun kan basıncını anormal seviyelere çıkardığını, kalp fonksiyonlarını ve ritmini olumsuz etkilediğini, anksiyete, tolerans riski (bağımlılık eşiğinin artması) ve yoksunluk sendromlarına yol açtığını kanıtlamıştır. Gerçek anlamda hücresel bir enerji sağlamayıp, merkezi sinir sistemini yapay olarak uyararak vücudu yanıltan bu kombinasyon, insan fizyolojisini yıpratan akut riskler barındırır.
• Hedef Kitlenin Zarar Görmesi ve Yasal Uyarılar: Bu içeceklerin üzerinde yasal zorunluluk gereği “diyabetikler, yüksek tansiyon hastaları, metabolik rahatsızlığı olanlar, böbrek yetmezliği yaşayanlar, hamileler ve 18 yaş altı çocukların tüketmemesi” gerektiğine dair açık uyarılar yer almaktadır. Ayrıca formülasyondaki yapay tatlandırıcı kombinasyonlarının (aspartam içerisindeki fenilalanin vb.) nörolojik gelişim üzerindeki olumsuz etkileri klinik deneylerle sabittir. İslam fıkhındaki “Zarar veren veya zarara yol açan şeylerin tüketilmesi caiz değildir” kaidesi gereği, metabolik riskleri tescillenmiş ve kronik hastalıklara davetiye çıkaran bir ürün grubunun “Helal ve Tayyib” olarak tescil edilmesi mümkün değildir.
Sonuç
Enerji içecekleri; bileşimlerindeki yapay uyarıcıların insan fizyolojisine yönelik ispatlanmış akut ve kronik zararları (Tayyib kriterinin ihlali), sentetik tatlandırıcıların nörolojik riskleri ve formülasyonu oluşturan taurin, karnitin gibi kritik amino asit türevlerinin menşeindeki kaynak şaibeleri sebebiyle yüksek fıkhi riskler barındırmaktadır. Tüketiminde hiçbir fıkhi, tıbbi veya hayati zaruret (hacet) bulunmayan, aksine insan sağlığını tehdit eden bu ürün grubu, helal gıda standartlarının koruyucu ve bütüncül metodolojik yapısı gereği helal belgesi almaya uygun bir profil sunmamaktadır.
BİR KARDEŞİMİZİN AROMALAR HAKKINDAKİ SORUSUNA CEVABIMIZ
Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER
‘’Gıda ürünlerinde sıkça karşılaşılan “aroma”, “doğal aroma”, “vanilya” ve “vanilya aroması” ifadeleri hakkında bir sorum bulunmaktadır.

Bazı aroma ve vanilya aromalarının üretiminde alkol kullanılabildiği söylenmektedir. Bu sebeple aşağıdaki hususlarda görüşünüzü öğrenmek isterim:
1. İçindekiler kısmında yalnızca “aroma”, “doğal aroma”, “vanilya” veya “vanilya aroması” yazması, ürünü şüpheli hale getirir mi?
2. Aroma veya vanilya aromasının üretim aşamasında alkol kullanılması durumunda fıkhî hüküm nedir?
3. Nihai üründe alkol bulunmaması veya sadece eser miktarda bulunması hükmü değiştirir mi?
4. Müslümanların günlük hayatta bu tür içerikleri barındıran ürünlere yaklaşımı nasıl olmalıdır?
Bu konuda açıklama yapabilirseniz memnun olurum. Allah razı olsun.’’
CEVABIMIZ:
ÇEŞİTLİ ÜRÜNLERDE KULLANILAN DOĞAL, DOĞALA ÖZDEŞ VE YAPAY AROMALAR
İlk başta, sebzelerden çıkartılmış hoş kokulu küçük bir kimyasal grup olarak kullanılırken, bugün koku duyusuna bağlı olmaksızın geniş çeşitlilikteki bileşikleri kuşatmaktadır. Benzenle birlikte yaygın olarak kullanılan aromatik bileşikler toluen, naftalen ve antrasendir.
Gıdaların görünümleri kadar, tat ve kokuları da sağlığımız için önemlidir. Çünkü tat ve koku alma duyularımız, diğer bazı etkenlerle birleşerek sinir sistemimize bazı sinyaller verirler ve pepsin, pripsin, lipaz, amilaz gibi enzimleri içeren inaktif durumdaki sindirim sıvılarını aktif hale getirirler. Gıda maddeleri hoş tat ve kokuya sahip oldukları sürece, bu enzimler aktif hale geçerler ve böylece ağız ve mide sulanır, sindirim sistemi hazır hale gelir. İşte gıdalara kendine has tat ve kokusunu veren sinir sistemini uyararak iştahı arttıran ve vücudu sindirime hazırlayan bu maddelere tat verici veya aromatik maddeler diyoruz.
Aromatik bitkiler, yiyeceklerin tadını arttırmak ve sindirimi kolaylaştırmak için daha ilk çağlarda kullanılmaya başlanmıştır. Bu amaçla, karabiber, tarçın, karanfil, nane, kimyon, kekik, gibi doğaya özgü baharatların aromatik özellik taşıyan kısımları toplanarak kurutulmuştur.
Aroma maddeleri, gıdalar için önemli bir kalite faktörüdür. Bu maddeler yiyeceklerimizde doğal olarak bulunabildiği gibi, işleme sırasında da ortaya çıkabilirler. Ayrıca, bitki yapısındaki bir madde değişimi sırasında veya hücre çevresindeki özel bir tabaka da oluşturdukları söylenebilir. Bugün sınai gıda üretiminde pek çok aroma maddesi kullanılmaktadır. Bu aromalar doğal veya yapay olarak elde edilmektedirler.
Aroma maddeleri, hidrokarbon, alkol aldehit, keton, fenol, kinon, asit, ester, lakton, kumarin, furan türevleri, oksitler ve azotlu kükürtlü maddelerin değişik türlerinin, d
eğişik oranlarda bir araya gelmesi sonucunda oluşurlar. Bu maddelerin gıdaların bileşimindeki oranları çok düşüktür ve genelde, kilogramda 6-7.5 miligram kadardır. Mesela muzda, aroma maddeleri % 0.013 oranındadır.
Aromayı oluşturan unsurlar, gıdadaki önem durumuna göre de sınıflandırılabilmektedir. Bu unsurlar;
Esas Maddeler: Bu maddeler bulunmadan o gıdanın kendine özgü tat ve kokusu hissedilemez. Portakaldaki sinensal, tere yağındaki butanoik asit, ette bulunan ve et tabletleri, hazır çorba üretiminde de kullanılan glutamik asit ve bunun mono sodyum tuzunu, bu grup maddelere örnek verebiliriz.
Destek Maddeler: Asıl aromayı güçlendiren maddelerdir. En bilinen örneği elma ve armut sularında bulunan geranioldür.
Nötr Maddeler: Aroma içerisinde bulunup, aromaya katkısı olmayan etil alkol gibi maddelerdir.
İstenmeyen Maddeler: Aromayı olumsuz yönde etkileyen diasetil maddelerdir.Bir gıdanın kendine özgü aromasının oluşumunda, aroma maddelerinin cinsleri kadar, bunların oranları da büyük önem taşır. Mesela, Çilek aromasında %42 etil asetat, %25 amin asetat, %25 amil formiyat, %8 izoamin butirat bulunur. Bunlardan izoamin butiratın oranı arttırıldığında çilek kokusu kayısı kokusuna dönüşür, amil asetat arttırıldığında ise muz kokusu ortaya çıkar.
Sıcaklık ve ışık etkisiyle kolayca bozulabilen aroma maddelerinin insanlar tarafından algılanabilmelerinin mutlak koşulu onların su buharı ile birlikte taşınıyor olmalarıdır.
GIDA, KOZMETİK VE İLAÇ AROMALARINDA ALKOL
Bugün, bu sektörlerde kullanılan koku verici aromalar, ekseriyetle alkolde eritilmiş, tabii veya sentetik esanslardan oluşmaktadır.
Çoğunluk İslam uleması, alkol içinde eritilmiş aroma ihtiva eden gıda maddesinin de helal olmadığı görüşündedir. Çünkü, çoğu içildiği zaman sarhoşluk veren alkol, çok az da olsa bu gıda maddesine karışmıştır. Ayrıca alkol necis kabul edilmiştir. Temiz bir kova suyun içerisine bir damla necaset düşse, o suyu necis yapar görüşü hakimdir.
GİMDES’in sertifikalama çalışmalarında da alkol bulaşmış, alkolde eritilmiş aromalar sertifika kapsamı dışında tutulmaktadır.
GİMDES YAYINLARI’NDAN BÜYÜK KAMPANYA: Helal Gıda ve Bilinç Nesli İçin Kitap Seti ve Özel Stant Bir Arada!
Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER
GİMDES Yayınları, sahih bilginin daha geniş kitlelere ulaştırılması, helal ve tayyib yaşam bilincinin evlere, iş yerlerine ve topluma yayılması amacıyla bir kampanya başlatıyor.
Ba
şta Halal Dunya Marketleri olmak üzere, tüm iş yerleri, firmalar, sivil toplum kuruluşları (STK’lar) ve kitapseverlerin GİMDES yayınlarına çok daha rahat ulaşabilmesi için özel bir set ve kitap standı fırsatı sunuluyor.
6 Seçkin Eser %50 İndirimle Set Halinde!
Toplumun her kesimine hitap eden, helal gıda bilincinden dua ve yaşam öyküsüne kadar uzanan 6 değerli eser, bu kampanyaya özel tam %50 indirimle okuyucularla buluşuyor. Set kapsamında, her bir kitaptan 5’er adet (Yeniden Gıda Raporu’ndan 2 adet) olmak üzere toplam 27 adet eser yer alıyor.
Kampanyaya dahil olan kitapların liste fiyatları ve indirimli set fiyatları şu şekildedir:
● Jelatin: Liste Fiyatı: 60 TL | 5 Adet Toplam Fiyat 300TL (%50 İndirimli): 150 TL
● Helalen Tayyiben: Liste Fiyatı: 80 TL | 5 Adet Toplam Fiyatı400TL (%50 İndirimli): 200 TL
● Dua Kitabı: Liste Fiyatı: 30 TL | 5 Adet Toplam Fiyatı150TL (%50 İndirimli): 75 TL
● Yeni Dünya Düzeni Helal Gıda: Liste Fiyatı: 100 TL | 5 Adet 500TLToplam Fiyatı (%50 İndirimli): 250 TL ● Yeniden Gıda Raporu: Liste Fiyatı: 200
TL | 2 Adet 400TLToplam Fiyatı (%50 İndirimli): 200 TL
● İki Cihan Meyveli Hayat Öyküm: Liste Fiyatı: 75 TL | 5 Adet 375TL Toplam Fiyatı (%50 İndirimli): 187,5 TL
Genel Toplam Tutar: 6 farklı eserden oluşan toplam 27 adet ürüne, %50 büyük indirim fırsatıyla sadece 1.062,5 TL’ye sahip olabilirsiniz.
Yayınların Şık Bir Şekilde Sergilenmesi İçin: 8 Raflı Özel Karton Stant
GİMDES yayınlarının, dergilerinin ve bilgilendirici broşürlerinin marketlerde, bekleme alanlarında düzenli ve dikkat çekici bir şekilde sergilenmesini sağlayacak 8 raflı karton kitap standı da kampanya kapsamında tedarik edilebiliyor. 8 raflı bu özel standın maliyet fiyatı ise 960 TL olarak belirlenmiştir.
NOT: Satın alınan kitap standı ve kitapların adreslerine kargo ile gönderilmesini talep edenler için ayrıca kargo ücreti eklenecektir.
Kurumlara, STK’lara ve Marketlere Çağrı
GİMDES yayınlarının daha fazla kitleye ulaşmasını, helal gıda şuurunun dalga dalga yayılmasını hedefleyen tüm marketlerimiz, iş yerlerimiz, firmalarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız bu özel seti, dergi ve broşürleri şık karton stantla birlikte doğrudan GİMDES’ten temin edebilirler.
Siz de iş yerinizde veya kurumunuzda bir iyilik köşesi açmak, insanları helal ve tayyib beslenme hususunda şuurlandırmak istiyorsanız bu kampanyayı kaçırmayın! Kampanya Paket Tutarı ve Ödeme Detayları
Kampanya kapsamındaki tüm ürünleri (27 adet kitap) ve sergileme standını bir arada almak isteyenler için hesaplama şu şekildedir:
● %50 İndirimli 27 Adet Kitap Seti: 1.062,5 TL
● 8 Raflı Karton Kitap Standı: 960 TL
● Kitap + Stant Toplam İndimli Tutar: 2.022,5 TL yerine 2.000 TL
● Kargo Detayı: Ürünlerin adresinize kargo ile gelmesini talep etmeniz durumunda, bu tutara ayrıca kargo ücreti eklenecektir.
Detaylı Bilgi, Özel Set Talepleri ve Sipariş İçin İletişim Bilgilerimiz:
Telefon: +90 212 438 33 18
E-posta: irtibat@gimdes.org







